Tutunamayanlar

Tutunamayanlar

  • Yazar : Oğuz
  • Yayımcı : İletişim Yayınları
  • Baskı Tarihi : 2018
  • Sayfa Sayısı : 724
  • ISBN : 9789754700114
  • Baskı : 2.Hamur
8

Bu Kitabı Değerlendirmek İster Misiniz?

Tutunamayanlar

Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, Oğuz Atay`ın bu ilk romanını ``hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı`` olarak niteler. Moran`a göre ``Oğuz Atay`ın mizah gücü ve duyarlığı ve kullandığı teknik incelilkler, Tutanamayanlar`ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, eserdeki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır``. Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, ``saldırısını tutunanların anlamayacağı, reddedeceği türden bir romanla yapar.``

  • Sümeyye Çeltik Sümeyye Çeltik

    Okumaktayım hala bitecek diye üzülüyorum . 77 sayfalık bir bölümde noktalama işareti yok tek oturuşta bitirmenizi tavsiye ederim.

  • Meltem Altunkaynak Meltem Altunkaynak

    -Aman Yarabbi biz ne okuduk Olric? -Sanırım Virginia Woolf yada James - Joyce gibi bir bilinç akışı ( stream of consciousness) romanının Türk Edebiyatı'ndaki örneği efendim. -Bilmiyorum Olric ona karar vermem için biraz erken olabilir daha etimiz ne budumuz ne. -Olsun efendim, karşıt görüşler olsa da gerek söz sanatları gerek psikolojik akışlar bunu gösteriyor. -Sanırım haklısın Olric biraz zorlasa da güzel kitaptı.

  • Xalide Xelilova Xalide Xelilova

    Ben bunkitabi nasil okuya bilirim yeniyimde bilmiyorum nasil ekleyim

  • Ebru Ozler Ebru Ozler

    Tutunamayanlar diyorum, Oğuz Atay diyorum. Siddetle tavsiye ediyorum.

  • Gülhan ‘ Gülhan ‘

    Nerden başlıyorduk? İlk önce seviyor muyduk? Yoksa ilk önce güveniyor muyduk?

  • Melati's Books Melati's Books

    💡Oğuz Atay/Tutunamayanlar💡 💡Herkese merhaba, anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz😂 💡Cok severek okudugum ve tekrardan okumayi dusundugum bir kitap ile geldim bugun, bu kitabi sadece bir kere okuyarak anlayamazsiniz. 💡Oğuz Atay'in en bilinen ve en sevilen üstüne capsler yapilan eseri Tutunamayanlar'i uzun uzun yorumlamayacagim, zaten herkes kitabi biliyor. Tek söyleyecegim okumayanlar kesinlikle okusun, 'Oguz Atay kafasini' anlamak icin okunmasi gereken ilk eser budur. 💡Kisaca konusundan bahsedeyim, Turgut Özben bir gun arkadasi Selim Isik'in intihar ettigini ogrenir ve Selim Isik'in yasadigi yere, cevreye gidip Selim'in yasadiklarini ogrenmeye calisir, Selim'in hayatini arastiriken herkesin bildigi Olric karakteri ile hayali konusmalar yaparak kendi hayatini da sorgulamaya baslar. 💡Ilk okudugunuz da sacma ve ya cok agir bulabilirsiniz ama emin olun size cok sey katacak bir eser❤ 💡Kitapla kalin... 5/5

  • herdem reddiye herdem reddiye

    Modernizm fetişinde insanvari duygulara geçit yok.

  • Özlem  Ulu Özlem Ulu

    Muhteşemdi... Özellikle 5. i bölümde çok eğlendim kitabın bütününde bazen ince bazen alenen espriler var ama İlmihal bölümünü okurken resmen tutunamadım çok zorlandım ve hiç birşey anlamadım maalesef 😢 ve son olarak 15. i bölümde noktalama işaretlerinin önemini çok iyi anladım 😝 kitabı çizmeye kiyamadığımdan tam 4 postit bitirdim 😊 spoiler veririm diye çok bişey yazamıyorum 😕 Herşey bir yana bu kitabı başka bir zaman tekrar sindire sindire okumayı yapacaklar listeme yazdım. Canım Selim ve canım Turgutcuğum Özben yine buluşacağız teşekkürler ✌ Kesinlikle okuyunuz ve okutunuz lütfen.

  • zeynep erdemir zeynep erdemir

    Olric ismini duyduktan sonra bir dönem her yerde herkes Olric ile alakalı alıntılar, sözler, benzetmeler yaptığından meraklanıp bu kitabı almıştım. Oğuz Atay'dan ilk defa okuyacağım kitap olduğu için fazlasıyla heyecanlıydım. Bu heyecan kitabın ilk bölümlerinde o kadar çabuk kayıp oldu ki, hala bulamıyorum. bana çok çok ağır bir dile sahip ve ne kadar okumaya çalışırsam çalışayım hiçbir şey anlayamayacağım ender kitaplardan biri olarak görünüyor. Gerçekten ilk birkaç bölümü defalarca okumama rağmen karakterlerin adını kim kimdir nedir o bölümlere bile erişemeden bunalıp bıraktım. Okuyamadığım için Bir arkadaşıma hediye ettim. O da okuyamamış. okuyan birisinden dinlemek istiyorum aslında beni neden bu kadar zorladı bu kitap onu bulmak istiyorum. Şuan bile bu kitabı okumayı aklıma getirmek istemiyorum o ayrı tabi ki. Okuyamadığım, başaramadığım kitaplardan biri...

  • eyüp taşyürek eyüp taşyürek

    cok sey vardi anlatilacak o yuzden sustum...

  • Özlem Çakmakçı Özlem Çakmakçı

    Öncelikle #OğuzAtay'ı çok sevdiğimi ve çok geç keşfedilmiş bir değer olduğunu belirtmek istiyorum.Ne yazarsam yazayım eksik kalacakmış gibi hissediyorum ama başlıklar halinde bir şeyler karalamaya çalışıcam. *Kitabın en büyük handikap'ı başlanıp bitirilememesi.Evet dili biraz karışık fakat biraz da olsa kavranabildiğinde yakın bulabildiğiniz de yani biraz tutunamayan olabildiğiniz de akıp gider kitap.Tutunanların anlayamadığı da bir söylenti. *Kitabın adı;genel kurgusu ve karakterleriyle muazzam şekilde uyumlu.Sadece bunun için bile alkış hakeder. *Birgün bir kitap okudum bütün hayatım değişti cümlesinin vücut bulmuş hali. *İnce mizah *Toplumsal,psikolojik ve birçok konuda tespitler *İroni *Duymak isteyene çok şey anlatır. *Okumak emek ister ve okuyana mutlaka birşey katar. *Rus yazarları okunmaya teşvik etme *Kesin kaçırdığım şeyler olmuştur hissiyle tekrar okuma isteği *Henüz bende üstü olmayan ve hakkında birşeyler yazma isteğimle kendimi burada bulmamı sağlayan kitap...

  • zeki akça zeki akça

    mutlaka okunmasi gereken bir kitap

  • beste benli beste benli

    "insanları genel anlamda seviyorum ama kimseye tahammülüm yok."

  • Ceyda Karahan Ceyda Karahan

    Kitabı çok beğenmeme rağmen oturup 100 sayfa aynı anda okuamıyorum. Yazar sanki benden bazı sayfalarda düşünmemi rica ediyor. Bazen bir paragraf için yarım saat kadar düşünüyorum. Bu sakinliğe rağmen sanki bütün günümü onunla geçirmişim gibi hissediyorum gün sonunda. Daha bitirmedim ve bitirdiğimde çok üzüleceğim sanırım.

  • esra demir esra demir

    -Can çekişmek nasıl bir şey bilir misin Olric? -Hayır efendimiz nasıl bir şey? -Ona söyleyebileceğin o kadar şey varken susmaktır Olric...

  • Bahar ŞEN Bahar ŞEN

    Neden bana yaşamasını öğretmediler ? Neden bana , bizden bu kadar gerisini sen bulup çıkaracaksın dedikleri zaman isyan etmedim ? Hayata atılmak gibi bir çılgınlığı nasıl yaptım ? İnsanların dünyasına atılmayı nasıl göze aldım ? Ben insan değildim ki . Yaşamadığım bir hayatın içene nasıl atıldım ?

  • İsmail  Han İsmail Han

    TUTUNAMAYANLARA TUTUNAMAYANLAR Dönemler, zamanlar, asırlar değişse bile öyle görünüyor ki insanın insanla ya da doğayla olan çelişkisi hep sabit kalacak. Teknoloji, icatlar, tarımsal ilerleme, uzay çağı, kuantum fiziği, tekerleğin bulunmasından uçağın icadına kadar olan tüm süreçlerde bu çelişki sadece form değiştirerek farklı varyasyonlarla karşımıza çıkacak. Tamda bu noktada tutunamayanlar bu çelişkinin merkezinde duran iç ilişkilerinde bireysel, dış ilişkilerinde toplumsal insan motifini karşımıza çıkarıyor. Bunu anlamak için çok uzağa gidip, uluslararası savaş tahlilleri yapmamıza, ya da frued üzerinden psikanaliz verileri kaydetmemize veya tüm bunların dışında onlarca kitap okuyarak her boku bilmemize gerek yoktur. Bu insan motifini karşımıza almak ve onu dinlemek görmek tanımak için yapmamız gereken tek şey kendimize bakmaktır. Zira bu yazıyı okuyorsanız sizde Oğuz Atay’ın “tutunamayanlar” diye bahsettiği örgüttensiniz. Peki, kimiz biz? Nedir bizi tutunamayan yapan? Bu kitap yazılmadan önce yok muyduk? Yukarıdaki soruların cevabını can-ı gönülden arıyorsanız aşağıda özellikleri sıralanan karakterleri düşünmeniz yeterli olacaktır. Tutunamayanlar; Histeriktir, yolda gördüğü dilencinin dolandırıcı olma ihtimalini bildiği halde yüzde onluk varsayıma inanarak üzülebilir. Aydındır, ya da olmak için çabalar. Sürekli okur, yorumlar, analiz eder ve paylaşır. Sosyaldir, gezer, erken iletişim kurar, kimseyi kırmaz ama tadında bırakmasını bilir. Sanatçıdır. Ya da en az bir sanat dalıyla yakından ilgilenir. Mutlaka bu konuda söyleyecek sözü vardır. Özgür ruhludur, bir yere bağlı kalmaz, kırmızıçizgileri vardır. İlişkilerine sınırlar koyar örneğin. Spor yapar, sağlığına dikkat eder. Plan yapar ve uygular. Düzenlidir. Günümüz profili mutlaka en az bir üniversite bitirmiştir. Genel çoğunluk ya iki üniversite ya da yüksek lisans yapmışlardan oluşur. İş hayatının içindedirler. Mail alır, mail gönderirler, isimlerinin sonuna bey veya hanım mutlaka eklenir. Search, forward, of the record, feed back en sık kullandıkları Türkçeleşmiş yabancı kelimeleridir. Kadıköy, Beşiktaş ve bir kısmı da hala taksim hayranıdır. Sosyalist, sosyal demokrat, solcu, isyankâr, özgür ruhlu gibi bir sürü sıfatları vardır büyük çoğunluğunun ama anarşizm daha cazip gelir son tahlilde. Tabi lafta. Aslında yukarıda bahsettiğimiz özellikleri ile kapitalizme hizmet ederler. Bu yüzden histeriktirler ya zaten. Aralarında diğerlerine göre daha samimi yaşamayı seçen -ki buradaki samimiyet vurgusu kişinin kendi ile olan çelişkisine dair bir yüzleşmeden geçmektedir- birkaç tanesi yalnızlığa gömülür uzun süre. Enteresandır bu yalnızlık bile cazip gelir tutunamayanlara. Adı üstünde ya işte tutunamayan. Kısa tutmak gerekirse yukarıda özelliklerini saydığımız yani Oğuz Atay’ın üstünde durmamızı istediği canlı türü tutunamayanlar günümüz bohem aydınının ta kendisidir. Günümüz dediğime bakmayın biliyorum yukarıda ilkel komünal toplumdan bu yana vardır diyerek abartmış olabilirim ama Oğuz Atay’ın romana 1968 de başladığını düşünürsek en azından günümüzden 50 yıl öncede aynı insan profilinin var olduğunu anlamış oluruz. Ümit ediyorum ki yukarıdaki tespitleri bir zamanların yazar, çizer, konuşur, atar tutar tayfalarının Oğuz Atay’a saydırdığı gibi sizde bana saydırarak kapatmamışsınızdır. Zira bu tespitleri yapmadan kitap hakkında yorumlarda bulunmak Tutunamayanlara yakışmaz. Kitaba gelecek olursak; her ne kadar ana fikrine, yazılırken harcanan zamana ve Oğuz Atay’ın kendisine saygı duyuyor olsam da böyle bir yöntem seçilmesi mümkün değil tercih edeceğim bir yol değildi. Zira kitabı okumaya başladığım ilk günden bitirdiğim son ana kadar tutunamayanları bitirdiğini söyleyen sadece 3 kişiyle karşılaştım. Bunlardan birinin salladığını düşünüyorum. Geriye kaldı iki. Kitaba başlayıp yarıda bırakan insan sayısı ise hiç küçümsenmeyecek kadar çok. Yarıda bırakanların bir kısmı kusuru kendinde arayanlardan bir kısmı yazarda arayanlardan diğer bir kısmı ise kusur aramayıp esnaf takılanlardan oluşmakta. Benim kitaba başlama nedenim ise tamamen sosyal medyadaki olric popülizminden. Ve inanıyorum ki her halta olric sözleri paylaşıp, tutunamayanlar kirliliği yaratan kişilerin birçoğu kitabı ya hiç okumamış ya da yarıda bırakmışlardandır. Bu yazıyı yazmaya iten ise beni işte tamda bu popülizme bir son vererek, kitabı hakikaten hakkıyla okuyacak inceleyecek kişilere ulaşmak. Zira bu işi bilen yapıyor, bilmeyenler ancak insatgramdan, tweeterdan atıyor. Bu bağlamda bir tutunamayan vatandaşı olarak ülkemize ziyarette bulunacak yerli ve yabancı turistlere tavsiyelerde bulunmayı milli bir görev adlediyorum. Tavsiyeler; • Otobüste, metrobüste, metroda, evde yemekten sonra yatmaya yakın, işte öğle arasında, ya da millet cumadayken gibi boşlukları değerlendirerek kitap okuyan hatta kitap okuduğunu düşünen birisiyseniz Oğuz Atay’a bulaşmayın. En fazla 200 sayfa sonra cenazeniz kalkar. Bunu söylememdeki nedenlerden birisi yazar uzunca bir bölüm virgül, nokta, soru işareti, ünlem vb. hiçbir şey kullanmamıştır. Yani metroda ineceğiniz durağa geldiğinizde sayfayı kıvırıp şu cümlede kaldım numaraları bu kitapta işe yaramıyor. Bunun yanında kitabın kendi içinde bir bütün olarak değerlendirilmesi o kadar zor iken 10 sayfa 10 sayfa okuyarak tutunamayanlardan çok şey anladım demeniz mümkün değildir. İşte bu iki nedenden dolayı Tutunamayanlar en fazla 4 oturumda bitirilmesi gereken bir kitaptır. • Ben roman okurum, felsefe psikoloji sevmem, ancak romanın içinde geçerse okurumculardansanız bizden uzak durum efendim. Tutunamayanlarda psikoloji, felsefe, roman hepsi anlamsız bir şekilde vardır. Kahramanlarımızın diyaloglarına anlam verebilmeniz için, yaşanan ruh halini analiz edebilmeniz için ve hatta biraz da olsa romanda kendinizi bulabilmeniz için felsefe, genel kültür, psikoloji bilmekte fayda var. Rivayet o dur ki Oğuz Atay bu romanıyla bahsi geçen Bohem Aydınını tiye almaktadır. Bu espriye nail olmak ta yine felsefe ve psikolojiden geçer. Yoksa siz sadece kitabı okur, birkaç enteresan cümlenin, kelimenin altını çizer ve bir müddet sonra bırakırsınız. • Tutunamayanlarda yazar kendisini kitabın sonunda bir tren yolcuğunun içine yerleştirmiştir. Bu olağan üstü sanatsal yaklaşımı Vedat Türkali’nin Bir Gün Tek Başına’sında da görmek mümkündür. Bunu görebilmek için sadece hafıza sahibi olmak gerekir. Zira bu tren yolculuğundan kitabın başında bahsedilmektedir ve siz kitabın başındaki bu küçük notu unuttuysanız o muhteşem tren yolculuğu hiçbir şey ifade etmeyecektir. • Bana göre içki içinle kitap okuyanın ustası saymaz. Yani birayı içip ertesi gün on tane bira içtiğini söyleyen vatandaş aslında hala içmesini öğrenememiştir. Aynı durum kitap okuyanlar içinde geçerlidir. Zira okuduğu kitabın sayfa sayısı okuyucu üzerinde bir parametre ise bu vatandaş ta okumayı öğrenememiştir. Bu yüzdendir ki sevgili müstakbel tutunamayanlar kitabımızı okuyacaksanız lütfen sayılarla olan ilişkinize ara veriniz. Aksi takdirde tutunamayanları 700 küsür sayfadan ibaret görecek bir gaflete düşersiniz. • Tutunamayanları okumak ve bitirmek istiyorsanız sorgulama dürtünüzü bir müddet kenara koymanızı tavsiye ederim. Çünkü kitabı okurken;  Bu kadar ağır bir dil niye kullanılmış?  Bu ne ya bunlar ne alaka?  Bu olric kimdi?  Charles Dickens’ta Don Kişot’ta ya da Hamlet’te hakikaten böyle sözler var mı? Gibisinden bir sürü soruya boğulabilir ve kitabı bırakabilirsiniz. Öz itibariyle “Tutunamayanlar” bana göre 50 yıl önce Oğuz Atay tarafından tespit edilen temelde mutsuzluğunu merkeze alan modern dünya ile feodal yaşam arasında sıkışmış, hem doğuyu hem batıyı seven insan motifinin bir numaralı analiz kitabıdır. Ümit ediyorum ki hepsinin sonu Selim Işık ve Turgut Özben gibi olmaz. Zira bu arada kalmışlığa tek çözüm alternatif bir yaşam örmek, istikrarlı olmak ve net olmaktan geçer. Bu açıdan Turgut Özben bir genelevde tanıdığı kendi öteki benini yani bir numaralı hizmetkârı Olric’i bize tanıtarak belki de yaşadığımız çelişkilere kendi iç sesimize ayna olmaya çalışmıştır. Tası tarağı toplayıp kaçarak geride kalan Süleyman Kargı ve Gülsen ile gelecekteki bizlere kurtuluş yolunu göstermek istemiştir. İsmail HAN 09.04.2018

  • Çağdaş Barış  Çağdaş Barış

    Bitti ama beni de bitirdiniz Oğuz Bey... Yine okumakta geç kalınmış bir eser daha, çok ağır başlayıp zamanla kendine alıştırıp sürükleyici hale gelebilen bir kitap okuyun okutturun.

  • merve Öztürk merve Öztürk

    Selim’i tanıyan üç beş kişi olsa yeter etrafımda 🐈

  • ihsan gülhan ihsan gülhan

  • ayşegül  . ayşegül .

    Selim, nasıl ölebilirdi? Bu dünyada yoktu artık. Selim’in annesinin evine gitti Turgut, odasına girdi. Yazdıklarına baktı. Bu son gelişi olmayacaktı. Karşılaştığı o adamda kimdi? Selim’in arkadaş çevresi farklı kişilerle doluydu. Tanıdığı o yaşlı adamın yanına gitti tüm bunlar olric gelmeden önceydi...

  • Sumru  Koç Sumru Koç

    Olric...

  • Ahmet tgl Ahmet tgl

    keşke okuduğumu anlamasaydım. keşke okurken duvardan duvara çarpılıyormuşum gibi hissetmeseydim. raskolnikov veya oblomov gibi selim ışık karakterine hayranlık duymamak elde değil. anlaşılamamış hüznün romanı.

  • Hakan Karadağ Hakan Karadağ

    "Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim" dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: "Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..."

  • Hakan Karadağ Hakan Karadağ

    "Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim" dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: "Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..."

  • Hakan Karadağ Hakan Karadağ

    "Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim" dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: "Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..."

  • Hakan Karadağ Hakan Karadağ

    "Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim" dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: "Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..."

  • Özge Murathan Özge Murathan

    Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişi güzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel bir itina isteyen varlıklardır.

  • Aysel  Kuru Aysel Kuru

    Bir insana içini açması ne kadar zordu; ne ince hesapları vardı...

  • Ece unlu Ece unlu

    başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım: mürekkeple yazmışlar oysa. ben, kurşun kalem silgisiydim. azaldığımla kaldım.

  • Yunus Emre Eroğlu Yunus Emre Eroğlu

    İlk yalanı söyledikten sonra bir daha konuşmamalı insan.

  • Elvan D Elvan D

    Takas dostu bulamayınca, öğrencilerimle takas dostu olduğum doğrudur 😅 Canım öğrencim unutmamış bugün getirdi 💙 Yihhuu sonunda okuyabileceğim seni Tutunamayanlar 😄

  • Elvan D Elvan D

    Kitaba yeni başladım ve algılamakta zorlanıyorum. Ben mi kendimi veremedim acaba kitaba ?

  • Elvan D Elvan D

    Tutunamayanlara tutunmaya çalışanları, tutunamayanlara yeniden tutunmaya çalıştığım şu günlerde çok daha iyi anladım. Ve ilk yorumum; Selim gibi kaliteli tartışmalar yapabileceğim bir dostum olamadı ya ona yanarım 😕

  • Onur Kutlu Onur Kutlu

    Çok güzel bir kitap ama biraz daha akıcı bir dille yazılmış olsa mükemmel olurdu.

  • zeynep kibar zeynep kibar

    yalnız değilsin diyenlere gelsin ...

  • Aslıhan  📚 Aslıhan 📚

    Tutunamayanlar hakkinda fikirleriniz nedir? 110. sayfaya geldim ama bir türlü kitaba tutunamadım. Resmen baydı beni. Okuyan kitap dostlarımın yorumlarını alabilir miyim?

  • Mehmet Yüce Mehmet Yüce

    İnsan Kafka'yı okumazsa... bitiktir işi. Oğuz Atay-Tutunamayanlar

  • Mehmet Yüce Mehmet Yüce

    İnsan Kafka'yı okumazsa... bitiktir işi. Oğuz Atay-Tutunamayanlar

  • Elen Kaya Elen Kaya

    Hayat, düşünceleri tutan bir hapisanedir. İnsan, can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum. Tutunamayanlar

  • Abdurahman 🇹🇷 Abdurahman 🇹🇷

    "Küçük şeylerden memnun olmasını bilmelisin. Küçük sevinçler büyük atışlara yardım eder. Cenap Şahabettin olsaydı bu sözü kaçınılmazdı: Hemen bir yere yazardı. Bana yazık oluyor." diyor Oğuz Atay. Bana da yazık oluyor...

  • efg hij efg hij

    Kitaplar için teşekkür ederim güzel insan 🤗🙋‍♂️📚

  • Eylül  Bozkurt Eylül Bozkurt

    İlk okudugumda iki yıl önce yarıda bırakmıştım ki hiç huyum degildir.Bu ay bitirdim.Ve bazı kitapları okumanın bi zamani vardir diye dusunuyorum.Bu kitabi anlamak ve okuyabilmek icin ciddi kitap tozu yutmuş olmak gerekiyor bence.Bazı kısımlarında o kadar nefes almadan okumak zorundasiniz ki noktalama işaretlerinin olmadigi bolumler mesela:) yoruluyorsunuz resmen.Turgut Özben olmak,Selim Işık olmak nasildir diye dusunuyorsunuz mesela ve ne kadar yorucu oldugunu gorebiliyorsunuz bu dusuncelerin.Çok uzun bir kitap oldugu icin sabır istiyor ve muhakkak sakin bi kafayla okunması gerekiyor sindire sindire yani.Tutunamayanlara selam olsun,keyifli okumalar:)

  • Ufuk Yılmaz Ufuk Yılmaz

    Okuyun, okutturun :)

  • Şehriban Demirbaş Şehriban Demirbaş

    Oğuz Atay şu hayata "tutunamayanlar"ı kendince ve uzunca anlatmış romanında.Kimi zaman dik bir yokuşu tırmanıyormuş gibi oluyorsunuz bazı bölümlerinde kitabın,kimi bölümlerinde ise yokuş aşağı hızlıca iniyorsunuz. Bazen noktalama işaretleri ile kesilmemiş bir bölüm ile sayfalarca ilerliyorsunuz. Kısaca anlatması da zor bu romanı velhasıl! Eee romandan elbette bir bölüm ile(Şimdiye kadar paylaştığım en uzun alıntı olacak sanırım.Oğuz Atay etkisi..) bitireyim konuşmamı,gerisi size kalmış artık; 😉 "...bilgisizin bilgisizliğini suratına çarpan ve ondan bir kelime fazla bilen bilgiçler, yani öğrenmek isteyen herkese eziyet eden öğreticiler ve onlarla birlikte bilgisizlerin bilgisizliğine gülen onlardan daha bilgisizler ve cahillerle birlikte her değişik davranışa saldıran şekilsiz kalabalık ve kalabalıkla birlikte onlara alkış tutanlar ve onlarla birlikte her tartışmada en bayağı usullerle haklıyı haksız çıkaranlar ve onlarla birlikte her savaşta kazananı tutanlar ve onlarla birlikte kimseye zararı olmayan zayıfları ezerek kuvvetli olma duygusunu tatmin edenler ve onlarla birlikte her zaman ve her yerde her sınıftan ve her ideolojiden ve her düşünceden insanlar arasında daima ön safa geçerek aslan payını kendilerine ayıranlar ve ayırır ayırmaz insanlarla aralarına aşılmaz duvarlar örenler ve böylelerine her zaman haklı çıkarıcı bahaneler sebepler yasalar kurallar sınıflamalar bulup çıkaranlar yani her zaman insanları insanlardan ayıranlar ve onları birbirlerine düşman edenler ve onlara körü körüne uyan kalabalıklar ve gerçeği boğanlar ve onlarla birlikte insanı bu koca dünyada yalnız bırakarak arkadaşlık dostluk sevgiyle uzatacakları sıcak bir elleri olmayanlar yani elsiz gözsüz akılsız kalpsiz ve kansız gerçek sakatlar yani onlar onlar onlar onlar...karşımıza oturacaklar... Ve biz onlara diyeceğiz ki: Hesaplaşma günü geldi..." s.224-225

  • .  .

    #okudumbitti nasıl bir bitiş ama.. her hücrem hâlâ satırları ile meşgul. Atay dünyamı sardı. yerken içerken gezerken gülerken 'uyurken' hep benimle olan tutunamayanlar. kâh Turgut Özben'e kızdım kâh Selim'e Gülseli'ye üzüldüm. ama en çok da Gülseli'ye.. Turgut'un suçu yok, ah o Olric yok mu o Olric dediğim zamanlar da oldu. başlarda bunlar ne garip hayatlar ne garip kafalar diye düşünürken, bir baktım onlarla korkar, hayret eder, kederlenir olmuşum. başlayıp da uçlayamam korkum da hep vardı. neyse ki öyle olmadı. uzun bir süreçte okumuş olsam da etkisi hiç azalmadı dünyamda. size tutunmaya çalışan insanlara bir fırsat verin, topluma kazandırdığınız her insana unutmayın ki yeni bir hayat veriyorsunuz. ah Selim.. canım Selim. tutunamayan Selim. bat dünya bat! yörüngesinden çıkmam zaman alacak bir kitap hakkında daha fazla yazmak isterdim, benim kalemimle bunu anlatabilmek çok zor. okuyun anlaşalım 🐾

  • Halime öztürk Halime öztürk

    oldukça yorucu,ağır bir dili var.klasik olduğu için sabırla sonuna kadar okuyacağım.gerçekleri söylemek gerekirse fazla akıcı gitmiyor.

  • Halime öztürk Halime öztürk

    tutunamayanlar okuyan var ise yorumlarınızı almak isterim.

  • Halime öztürk Halime öztürk

    pes etmek yok sonuna kadar devam😊📚

  • Halime öztürk Halime öztürk

    Gerçekği söylemek gerekirse biraz karışık ,ağır bir romandı.Yarıya kadar biraz sıkıcı sonrası biraz akıcı ,Her kesimden insanın kendinden bir şeyler bulabileceği kesin. Saygıyla anıyorum

  • Yiğit Hasan  Durna Yiğit Hasan Durna

    Seni tanımadan önce ağaçların çiçek açtığı ve yaprak döktüğü mevsimleri hep kaçırırdım .

  • Serhat Şahiner Serhat Şahiner

    Kitaplar yazılırken (özellikle romanlar) her kesime hitap ederse başarı kazanılacağı düşünülür. Ama bazıları vardır ki kitabın konusu itibariyle herkes özümseyemez,anlayamaz...Okuyamaz.Bu kitap da o tür kitaplardan bana göre.Tutunamayanlar kitabını ancak tutunamayanlar anlar.Ya da tutunmaya çalışanlar... Ben kendimi tutunan ya da tutunamayan sınıfına dahil görmüyorum.Ben tutunmaya çalışanlardanım.Hayatım boyuncada böyle devam edecek sanırım. Tutunamayan kişi dünyayı bırakmıştır;tutunan kişi ise sımsıkı sarılmıştır.Benim zümremde olanlar ise dünyada tutacak güvenli dal bulanlar, dalı kırılınca ya da kuruyunca sabredip,azmedip yeni bir dalı tutanlar, ancak eninde sonunda ise her dalın kuruyacağını bilenlerdir.Bu yüzden "son dalı da kuruyana kadar" tutunmaya çalışanlardır. Sanıyorum ki kitabın yazarı Oğuz Atay da eserinde olduğu gibi Tutunamayanlar arasında.Çünkü gerçek anlamda bir eser,sanatçısının ona kendi hayatından kattıkları ile oluşur.Ölümünden 7 yıl önce yazdığı bu eser de Oğuz Atay'ın hayatının matbaasından çıkma. Büyük bir zevkle, hissederek okudum.Hayata dair rehber kitabım diyebilirim. Tutunamayanlar tutunanlara örnek olmalı,tutunmaya çalışanlara ise rehber.Ya da tam tersi...

  • can . can .

    Kendini bıraktı: uzun sessizlikleri bozmak için çaba göstermedi.

  • can . can .

    Bazı günler çabuk tükenirdi, ne yapacağını bilemezdi. Böyle zamanlarda hemen yatağa uzanır ve hiç kıpırdamadan uzun süre yatardı.

  • can . can .

    Bazı günler çabuk tükenirdi, ne yapacağını bilemezdi. Böyle zamanlarda hemen yatağa uzanır ve hiç kıpırdamadan uzun süre yatardı.

  • can . can .

    Ne yaptıklarını anlatmaya kalkıyorlar uzun uzun. Sevmiyorum onları.’

  • can . can .

    Bütün yaşantımı etkileyerek benim için hayatı yaşanmaz bir cehenneme çeviriyorlar. Hepsinin yer aldığı bir roman yazacağım ve burunlarından getireceğim: bana yaptıklarını ödeteceğim onlara.’

  • can . can .

    Bütün hayallerimi sömürdünüz, gene de doymadınız.

  • can . can .

    Oturmam için ısrar ettiler; yemeğe kalmamı istediler. Günseli’ye baktım: gözlerin dilinden bir şey anlamıyorum. Ya ben kalkınca Günseli benimle gelemezse? Bu korkuyla tekliflerini kabul ettim.

  • can . can .

    Sonunda yemeğe kalmadığım ziyaretlerde bir soğukluk vardır; içten olmayan bir ilişki. Bu insanlardan da bir an önce kurtulmasını bilemedim işte.

  • can . can .

    Belki de sevinmez: hemen unutur gider. Cenazeme gelir mi acaba?

  • can . can .

    Sabaha kadar, Günseli’nin evinin çevresinde gezindim. Kapıyı çalacak gücüm yoktu.

  • can . can .

    Bana evlenmenin nasıl kötü bir burjuva alışkanlığı olduğunu anlattı Burhan. Doğrusu çok güzel ifade etti durumu. Bir hafta sonra da evlendi: bana da haber bile vermedi.

  • can . can .

    Soru sorulmamasını istiyorsunuz; siz de sormayın.

  • can . can .

    Nedir bu insanların benimle alıp veremediği?

  • can . can .

    Zengin bir kızla evlenmemi isteyen insan benim babamdı. Bende aşağılık bir taraf olmalı.

  • can . can .

    Bana yararlı olmak istiyor; oysa beni yoruyor.

  • can . can .

    Gözleriyle karşılaşmaktan çekindim; tavana baktım.

  • can . can .

    Birbirlerine bakmayan yalnız insanlar.

  • can . can .

    Neden köşeme çekilip ölümü beklemesini bilmiyorum da insanların yaşantılarına burnumu sokuyorum? Sonra da davranışlarına katlanamıyorum?

  • can . can .

    ...bende bütün duygular senin bu inatçı duygusuzluğuna karşı gelişti

  • can . can .

    Düşünmeyince kurtuluyorsunuz.

  • can . can .

    Askerler, yorgun ve isteksiz. Zafer ya da yenilgi onlar için aynı anlama geliyor artık. Artık savaşmak istemiyorlar.

  • can . can .

    ...herkes işini biliyor bizden başka.

  • can . can .

    Duvarları yıkmayı akıl ederlerse sıkıcı olmamayı da becerirler.

  • can . can .

    Galiba yalnız ben yoruldum.

  • can . can .

    ...benim gibi görünüşü zararsız olanları da vardır asıl onlar tehlikelidir insanı kalbinden sokarlar.

  • can . can .

    ...fazla yüz vermeye gelmez okşayan eli ısırırlar.

  • can . can .

    ...herkesin birbirini kötülediği birbirinin suratına ve arkasından nefretini haykırdığı bir ortamda bunaltıyorlardı onu.

  • can . can .

    ...bütün bu insanların arasında ne işim var benim

  • can . can .

    ...beni kötülüyorlardı tanımadan

  • can . can .

    ...birbirlerine saygıları yoktu kinle gülüyorlar

  • can . can .

    Benimle yaşanmazmış. Ne biliyorsunuz?

  • can . can .

    Herkes ne istediğini daha iyi bilsin: ne istediğini bilmemek yüzünden bir daha bana kimse başvurmasın. Evde yokum.

  • can . can .

    Boş yere, psikobilmemne yönlerimi araştırmak için deneme tahtası yapmasınlar beni.

  • can . can .

    ...yağmur dinmişti ağaçların kokusunu duyuyorduk benimle duyularının geliştiğini söyledi.

  • can . can .

    ...mendiliyle gözyaşlarımı sildi ben mahvoldum dedi ben romantik oldum hiçbir ilaç beni iyileştiremez artık bu yaştan sonra elâleme rezil oldum gülüyordu tabiatta tozdan ve çamurdan başka şeyler de varmış diyordu.

  • can . can .

    ...bütün hayatım boyunca hiçbir şey yemeden onu seyredebileceğimi yalnız onunla yaşayabileceğimi içimin titrediğini nefesimin kesildiğini bilmiyordu.

  • can . can .

    Neden bu utançları bir yana itip yaşamaya çalışmadı?

  • can . can .

    Kadınlar geçerken dönüp bakmayan bir masal kahramanıydı.

  • can . can .

    Hepimiz ihanet ettik ona.

  • can . can .

    ..hepimiz, birbirimizin gözünü oyuyorduk.

  • can . can .

    Sende doğuştan koca tipi var. Biliyorum; ne yapsam? Evlen canım.

  • can . can .

    Benimle içinizden gelerek hangi yaşantıma katıldınız?

  • can . can .

    Yalanlar, yavaş yavaş bünyesini çürütmüş: doktor öyle söyledi

  • can . can .

    ...koca bir ömrü harcamak dedikleri gerçeğin altını seninle çizdim ben.

  • can . can .

    Çok mu hata yaptık? Keşke diyecek kadar efendimiz.

  • can . can .

    Kendinden büyük suçlu bulamadı.

  • can . can .

    Sonunda doktor, yalanı yasak etti.

  • can . can .

    Hiçbir zaman pastanede, muhallebicide kızla buluşup gözlerinin içine bakarak, ona hayatını anlatan erkeklerden biri olmayacağına yemin etmişti. Sahte olmaktansa yaşamamak iyidir

  • can . can .

    Bense, bütün çirkinlikleri açıkça gördüğüm için hayattan tiksiniyordum.

  • can . can .

    "Dayanamıyorum Olric. Bu adamın duygusuzluğuna dayanamıyorum.!"

  • can . can .

    Yapma heyecanlar peşinde koşuyorsun.

  • can . can .

    ...genç kıza ilk defa bu kadar yakın olmanın telaşından konuşamadı. Bir an olduğu yerde kaldı ve sonra: “Özür dilerim,” dedi: “Bu kadar yakından yapamayacağım.”

  • can . can .

    Bir insana içini açması ne kadar zordu; ne ince hesapları vardı.

  • can . can .

    ...huzur içinde yaşamayı beceremiyorduk.”

  • can . can .

    İnsanlarla birlikte bulunma alışkanlığı da kayboluyordu.

  • can . can .

    Yarıda kalan bir sözün peşinden kimse gitmiyordu.

  • can . can .

    Sizi hesaba katıp yola çıkanları büyük hayal kırıklığına uğratıyorsunuz.

  • can . can .

    Ne diyeyim? Siz beni tanımıyorsanız, ben de sizi hiç bilmiyorum.

  • can . can .

    Her nefes alışımda kalbim ağrıyor

  • can . can .

    Ben artık hiç gülemeyeceğim dostum.

  • canan ocak canan ocak

    kendini ifade edemeyenlerin, topluma monte olamamışların başucu kitabı. bu kitabı tekrar okumanın zamanı geldi.

  • Kitap Muhabbeti Kitap Muhabbeti

    Oguz Atay'in bu eserinde; Turgut, olen arkadasi Selim'i ve nasil intihar edebilecegini dusunurken arada farkli bilgilerde veriyor. Herseyden biraz mevcut olan bu eseri okuyanlar ve okumayanlar olarak nitelendirilen edebiyat dunyasinda; okumak bir ayricaliktir. Yorumu Sililterirfanİlk defa 700 küsür sayfalık bir eserde #kitapayıraç ımı bu kadar az kullandım. Nasıl gittiğini ve bittiğini anlamadığım #tutunamayanlar eseri için #kitapagaci na teşekkür ederim. Okuduğum diğer #kitap lardan farklı olan bu eser; bir olayı anlatmaktan ziyade: anlatım esnasında devamlı ayrıntılardan, gereksiz bilgilerden bahsetmiş ve çağrışımlar yapmış. Bazı anlar adapte olma sıkıntısı çekmiş olsamda hiç #sıkılmadanokudum. Yazar ayıklama yapmadan ve belli bir yazım kuralına bağlı kalmadanda #iyibirroman yazılabileceğini bize göstermiş bulunmaktadır. Ama bence sırf bu kadar #yeraltı olduğu için; #okuyanlar, #okumayanlar ve #bitiremeyenler olguları oluşmaktadır. #oğuzatay in bu eseri bence #kaybedenler di. Bu kadar kaybedenin bir arada olmasını #ilginç bulmuşken; tutunamadığım #hayatımın aklımda debelenmesi beni büyük bir #ironi ye düşürdü. Hayatın kendisi kadar karmaşık ve anlaşılmaz olan bu eserin anlatımı; okumayı zorlaştırıyor. Ama bu #yazımtarzı nın verdiği #keyfi arttırdığınıda atlamamak gerekir. #olric efsaneydi; bayıldım. #sosyalmedya larda yer alan karakterin #fenomen olmasına hakverdim. #ençokhoşumagiden kısım; yazar o kadar eleştiri yapmışki kendi içinde #sizeleştiriyapmayautanıyorsunuz.... #herkesetavsiyeederim, #mutlakaokunmalı

  • Tolgahan Kabataş Tolgahan Kabataş

    Bazı kitaplar vardır; belli bir süre okur, karakterleri ya da olay örgülerini kafanızda canlandıramadığınızı düşünür ve yarım bırakırsınız. Eğer kitaba şans verip devam ederseniz aslında bu hareketinizin hata olduğunu anlarsınız. 'Tutunamayanlar' tam olarak böyle bir kitap. Bazı insanlar vardır; olduğu gibi kabul edilmek ister. İnsanlar tarafından belirli kalıplara sokulmamak, sadece anlaşılmak ister. Kitapta sözü edilen Selim Işık karakteri tam olarak böyle bir kişilik. Hayata tutunmaya çalışan, sadece anlaşılmak isteyen biri. Sınıfta en arkada oturan çekingen, insanlarla kolay diyalog kuramayan biri. Adım adım çabalarının tükendiğini anlayıp, sonuçlara karşı tepkisi en sonunda acı olan Canım Selim Işık. Bir diğer karakterimiz olan Turgut Özben, Selim'e göre hayata ilk etapta daha tutunan biri olarak düşünebiliriz. Selim'in yokluğu sonra hayatını araştırmaya kendisini adayan biri. Aslında bu araştırma Turgut'un kendini bulmasına da ön ayak olmuştur bana göre. Oğuz Atay'ın da Dostoyevski'nin etkisi altında kaldığını söylemek sanırım yanlış olmaz. Sindire sindire okunması gereken bir eser. Sadece tutunmaya çalışanların anlayacağı bir kitap diye düşünüyorum. Sen de Raskolnikov gibi, Ivan Yefimiç gibi etkilendiğim karakterler arasında yerini aldın; Canım Selim Işık...

  • Rabia . Rabia .

    Düşünmek, hayatı ne karmaşık bir biçime sokuyor.

  • Öznur Köseliören Öznur Köseliören

    Okudum bitti📚 Evet arkadaslar bu uzun yolculugum dün gece bitti. kitap gercekten cok uzun ve karışık. bazen bu konuyu anlatan kimdi diye başa döndügum oldu. kitabın 15.bölümde yaklasık 70 80 sayfalık bir bölüm var bu bolumde hic bir noktalama isareti yok tek nefeste okumalisiniz bu bolumu. konu bakimindan ise Turgut un yakin arkadasI Selim in intihar haberini almasıyla sebeplerini arastirmasi ve kendi icsel yolculuguna cikması. karışık ama çok güzel bir eser tavsiye ederim.📚📚📚

Bu Kitap Hakkında Yorum Yaz;

× Üzgünüz! Yorum yapabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir!

YazaraAit Diğer Kitaplar