Şanzelize Düğün Salonu

Şanzelize Düğün Salonu

  • Yazar : Tarık
  • Yayımcı : Profil Yayıncılık
  • Baskı Tarihi : 2017
  • Sayfa Sayısı : 292
  • ISBN : 9789759967956
  • Baskı : 2.Hamur
8

Bu Kitabı Değerlendirmek İster Misiniz?

Şanzelize Düğün Salonu

"Şeyh babamın vefatından hemen sonra, yeni şeyhin kim olacağını görebilmek için rüyayı bekleyen dervişler, rüyalarında aynı gece, aynı kişiyi görüp vaziyetin mahiyetini anlayabilmek için sabahın erken saatlerinde kapımı çaldıklarında, gece boyunca vücudumun her zerresine sirayet etmiş şarabın etkisinden henüz kurtulamamıştım." Tarık Tufan'dan "hayat bu, her şey olur" diyen bir roman! Şanzelize Düğün Salonu'nun "isimsiz" kahramanı bir aşk için evinden çıkıp savrulmaya başlayınca, kendisini daha önce hiç yaşamadığı türden şaşırtıcı ve bir o kadar da tuhaf olayların içinde buluyor. Tarık Tufan sevilen üslubu, hakiki hayreti ve "acayip" kurgusuyla bizi ilgi çekici bir yolculuğa çıkarıyor. Kahramanın oradan oraya savrulmasıyla gelişen bu yolculuk bir yanıyla da insanın içine doğru uzanan bir arayış. "Aşk bize kefil oluyor bir yerde. Kalan borcumuzu temizliyor. Borç dediğim, hayata olan borcumuz; iyi insanlara, deftere yazan bakkallara, az isteyince de çok veren lokantacılara, yaptığı yemekten bir kap da sana getiren komşu kadınlara olan borcumuz. Kalan son canımızı kendi elimizle almamıza mâni oluyor. Tesellimiz oluyor. İyi tarafından bakalım. İnsanları masum olduğumuza inandırabiliriz. Ya da insanları boş verin; Allah'ı inandırırız. Âşık adamın kötülüğü de aşkı kadar aşikâr olur. Ne varsa yüzümüzde var. Başka da bir şey yok. Bu!"

  • Furkan Duman Furkan Duman

    "Kitabı post sahibi bir şeyhin hem üniversite okuyan hem de dergaha düzenli devam eden genç oğlunun gözünden takip ediyoruz. Roman şeyhin oğlunun bir aşk karşısında savruluşunu ve kendi benliğinden nasıl koptuğunu ve hayatın acı yanlarıyla nasıl mücadele edemediğini anlatıyor." Kitapla ilgili yazımız sitemizde : http://1cay1kitap.com/sanzelize-dugun-salonu/

  • Bir kitabı okurken başka bir iş nedeniyle elimden bıraktığımda eğer aklım kitapta kalıyorsa o kitap benim için okurken haz aldığım bir kitap oluyor. Bu kitapta öyleydi benim için. Üç kere ara verdim. Her seferinde de  aklımı bıraktım. Tarık Tufan'ın ilk ve tek romanı olmasından dolayı doğal olarak diğer kitaplarından farklı olsa da raks eden kelimelerin onun kaleminden çıktığı her haliyle belli oluyor. Şeyhin oğlu olan bir gencin annesini kaybettikten sonra yaşamış olduğu bunalımını, içine düştüğü boşlukta kaybolduğu bir zaman diliminde bir kıza aşık olmasıyla birlikte daha önce hiç girmediği bir dünyaya adım atmasını, bundan dolayı sürekli kendisiyle mücadele ederken her seferinde bu mücadeleyi kaybetmesini ve gittikçe kendi öz benliğine yabancılaşan bir insanın bir aşk hikayesi gibi gözükse de kendi iç dünyasındaki ikilemlerini konu alan bir romandı. İlk kez Tarık Tufan okuyanlar belki aradığını bulamayabilir. Özellikle sonu beni bile tatmin eden bir son olmasa da her şeye rağmen yazarın kalemini seven biri olarak beğendim. Ve bu kitapla birlikte Tarık Tufan'ın tüm kitapları biter... Hani Cornetto yerken en çok sevilen son bölüme gelirsiniz de zevkle yersiniz ama doyamazsınız ya.. İşte öyle bir şey:) Okurken resmettiğim alıntılar ; 📌- Giden bir kadının, bir adamın kalbinden götürdüğünü, bütün dünya bir araya gelse yerine koyamaz. 📌- Yalancı bir peygambere inanmaktan daha kötüsü, peygambere yalandan inanmaktır. 📌- Bir anneye nasıl ağlaması gerektiğini insan ancak annesi ölünce öğrenebiliyor.Başka bir ağlamaya benzemiyor çünkü. Öğrenilmiş, tecrübe edilmiş bir gözyaşı değil bu.Sadece anneye özgü bir ağlama biçimi. Anneye veda etme biçimi. 📌-İnsanın annesinin ölmesi zaten hayatın anlatım bozukluğu.. 📌-" Konuşmak için değil, sadece şu sözü söylemek için ağzım var: Günah işledim ya Rab, günah işledim, bana merhamet et, beni bağışla."   (Miguel de Unamuno) 📌- Kainatta her mesafe ölçülüyor da birbirinden uzaklaşmış iki kalbin arasındaki mesafeyi ölçmeye imkan yok. 📌- "Bir şey unutmuşum gibi geliyor." Gidenlere hep öyle gelir;bir şey unutmuşlar gibi.Oysa zaten bir şey unutmak için gider insan.

  • hesap kapalı ...... hesap kapalı ......

    "Gece her şeyin üzerini örter, diye düşünür insan. Oysa gecenin örttüğünden çok hatırlattıkları vardır. Hatırlatırken sarstıkları, sarsarken suskunlaştırdıkları, suskunlaştırırken acıttıkları...."

  • hesap kapalı ...... hesap kapalı ......

    "Bizler hatalardan münezzeh insanlar değiliz evladım.Hatalar yapıyoruz , unutuyoruz , tekrar yapıyoruz , tevbe ediyoruz sonra , unutuyoruz , tekrar yapıyoruz.Kulun kendisiyle böyle kavga etmesi ALLAH'ın hoşuna gider.Sürekli pişmanlık ve tevbe hali. Üzerimize yüklenen vazifeye layık olamadığımızdan bunlar..."

  • hesap kapalı ...... hesap kapalı ......

    "Eda, uzaktan baktığında delilik olarak gördüğü şeye yakından bakabilseydi, bunun aŞK olduğunu anlayabilecek. Bakamadı, bakmadı..."

  • hesap kapalı ...... hesap kapalı ......

    Merhaba kitap dostlarım kitabı dün akşam bitirdim. Yazarımızın ilk defa kitabını okudum. Biraz okurken satırlar tanıdık geldi. Bazı yerler de Ali Lidar'ın karamsar hallerini gördüm😊yalnızlık, can sıkıntısı, bunalım, sigara, alkol.... Anlatımı hoş, gayet akıcı, arada kopukluk oldu gibi ama hemen toparlıyor😊sevdim yazarın anlatımını. Devamı gelecek inşallah. Gelelim kitap hakkında düşündüklerime ; Dindar bir ailenin evladı, isimsiz kahramanımız. Babası şeyh o yüzden tekke de geçmiş küçüklüğünden itibaren hayatı ve dervişlik makamında ilerlerken annesi vefat ediyor. Annesinin ölümü bir kızla tanışmasına vesile oluyor ve ondan sonra da gerçek hayatı başlıyor , iç çekişmeleri, benliliğindeki farklılıklar sırayla gerçekleşiyor. "Bana kısaca taviz tavizi doğurur"cümlesini yaşattı yazarın kahramanı..Ve insan nereye giderse gitsin, ne yaparsa yapsın özünde ne ise dönüşü onadır dedirtti... Sadece bitişi beklediğim gibi bitmedi o da yazarın marifeti galiba 😊hava da kaldı gibi oluyor ama düşününce hava da kalmıyor 😂 Bir de "fazla fedakarlık fazla vefasızlık getirir kardeşim" demek istedi bana da sanki 😉#okuyun #okutturun #hediyeedin #kitaplığınızdabulundurun.

  • müşavir 16 müşavir 16

    #Okudum bitti Nisan/2📚 Hediye ederek beni bu güzel kitapla tanıştıran @Fkafka çok teşekkür ederim... Yazarla tanıştığım ilk kitabı ve son olmayacak konusunu çok beğendim her sayfasını merakla okudum keşke sonu daha farklı bitseydi😔

  • Betül  Yolcu Betül Yolcu

    Tarık Tufan'dan okuduğum ilk kitaptı ve kendisinin tüm kitaplarını da okumama vesile olan kitabıydı. Bazı kitaplarda kendinizden bir şeyler bulursunuz, farklı zamanlarda okuduğunuzda farklı hisler yaşatır. Bu kitap benim için öyleydi. Anlatımında fazla betimleme olduğu ve girizgahların uzun tutulduğu söylenebilir ama duygusunu geçirebilen, güzel bir kurgusu var. Tekrar tekrar kendisini okutabilen sevdiğim bir kitap.

  • Yeşim  Kopar Yeşim Kopar

    Okurken her sayfasında kendimi gördüğüm roman. Satir aralarında bağdaş kurmuş olan biteni izliyor gibiydim. "...yol, insanın araf duygusunu en çok hissettiği yer sanırım; bir yerden bir yere giderken aslında hiçbir yerde olamamak halini yaşıyorum. iki mekan arasındaki hiçlik, iki hal arasıdaki yokluk. iki menzil arasındaki zaman boşluğu."

  • Mustafa  M Mustafa M

    | Tarık Tufan Şanzelize Düğün Salonu | 📝 #okudumbitti 📝 #kitapyorumum 📖 Yazarın okuduğum ilk romanıydı diğer kitaplarını okuma isteğim oluştu açıkçası. 📖 Kitap babası Şeyh olan birinin hayatını yine kendi anlatımıyla anlatan bir eser. Herşey annesinin ölümüyle başlayıp gençlik duygularının duygusallığa daha fazla yoğunlaşması sonucu üniversitede tanıştığı kız ile dünyası tamemen değişen kahramanımız.Kalan hayatını çeşitli zorluklarla verdiği mücadeleden oluşuyor. 📖 Başlarda çok fazla gereksiz betimlemeler olduğu düşüncesi oluşsada ilerledikçe konu heycan ve merak uyandıran bir hale bürünüyor. Kitapta hepimizin hayatında yaşadığımız benzer sorunlar olması nedeniyle kendi hayatımızda yaşamış olduğumuz sıkıntılara yolculuk etmemizi sağlıyor.Yazar iç dünyasıyla yapmış olduğu konuşmalar çok etkileyiciydi. Duygusunu okura rahatlıkla hissettiren bir eser. 📖 Hayatı sevdiği kız ile değişen kahramanımız daha önceki yaşam tarzının zıddı bir hayatı sevgisi uğruna rahatlıkla feda etmişti. Buna değer miydi? Bilemedim açıkçası çünkü sevdiği kız ona sevdiği erkeği anlatıyordu hep.En zor olanı da kahramanımız bunu bildiği halde sevgisinden vazgeçmiyordu.İçinde beni etkileyen cümlelerden en önemlisi Önce düşünüp sonra karar vermek yerine önce karar verip sonra düşünmek alışkanlığından kurtulamıyorum oldu.Sanırım yer yer benzer duyguyla hareket ettiğimiz olmuştur.Kitap ne yazık ki bekledigim sonla bitmedi. 📖 Kitabın dili,sade,akıcı elden düşuremedigim bir kitap oldu.Tavsiye ederim farklı bir deneyim, farkli bir heyecandı benim için beğendim. Romandan altını çizdiğim cümleler...  “Gözlerini kapamak çocukluktan kalma ilkel bir savunma silahıdır; hiçbir sorunu çözmez, sadece sen görmeden olup biter her şey.” “Sokakta yürümek, derdini iyi anlatanlar için dermandır.” “Gece her şeyin üzerini örter, diye düşünür insan. Oysa gecenin örttüğünden çok hatırlattıkları vardır. Hatırlatırken sarstıkları, sarsarken suskunlaştırdıkları, suskunlaştırırken acıttıkları”. “İnsanın çaresizliği ne kadar büyükse, kendisini teselli edebilecek en saçma hayallere inanma ihtiyacı da o kadar büyüktür.” “Yaşamak, insanın ömrü boyunca kaçmaya çalıştıklarına tek tek yakalanma tecrübesidir.” “Yol, insanın Araf duygusunu en çok hissettiği yer sanrım; bir yerden bir yere giderken aslında hiçbir yerde olamamak halini yaşıyorum. İki mekân arasındaki hiçlik. İki hal arasındaki yokluk. İki menzil arasındaki zaman boşluğu.”

  • Sibel Duman Sibel Duman

    Sevgili dostlarım Tarık Tufan`ın iki öykü kitabından sonra bir de romanını okuyayım dedim.Gelelim yotumumuza; Kahramanımız şeyhin oğlu.Dergahta 5 vakit namaz kılan,ibadet eden bir genç.Annesinin ölümünden sonra bunalıma girer.Üniversitede karşılaştığı Eda`ya aşık olur.Ondan sonra hayatı alt üst olur.Eda onu sevsin diye O`nunla bara gidip alkol bile alır.Önceleri günah işlediği için suçluluk hissederken daha sonra babasını bile terk edip kendi evine çıkar.Eda başkasıyla evlenince dahada yoldan çıkar. Bir gün düğün salonunda çalışan arkadaşı hiç tanımadığı bir kızı gelinliğiyle düğünden kaçırıp kahramanımıza sığınır.Bu arada ölen babasının yerine geçmesi için dergahtan adamlarda gelir.Ve kahramanımız iki arada kalır. Kısacası dostlarım,kitapta yazarın kendisiyle hesaplaşmaları,ölüm ve yaşam arasındaki gelgitleri çok güzel işlenmiş.Sonunu beğenmedim daha etkileyici bir son olsaydı daha çok beğenecektim.Yinede okumaya değer😊

Bu Kitap Hakkında Yorum Yaz;

× Üzgünüz! Yorum yapabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir!

YazaraAit Diğer Kitaplar