Oblomov

Oblomov

  • Yazar : İvan Aleksandroviç
  • Yayımcı : Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Baskı Tarihi : 2018
  • Sayfa Sayısı : 632
  • ISBN : 9789754587197
  • Baskı : 2.Hamur
8

Bu Kitabı Değerlendirmek İster Misiniz?

Oblomov

Rus edebiyatının hiçbir kahramanı, ne Raskolnikov, ne Mişkin, ne Prens Andrey, eski Rus insanını, hatta bütün Doğuluları Oblomov kadar açıklıkla, en özlü yanıyla temsil etmez. Doğu, belki de ilk defa olarak Gonçarov un bu büyük eserinde kendi kendini tanımaya, Batı dan farkını anlamaya başlamıştır. Oblomov klasik kahramanlar gibi genel bir tip, Don Kişot gibi, Tartuffe gibi insanlığın bir halini göstermekle birlikte, zamanına, çevresine sıkı sıkıya bağlı bir insandır.

  • Sibel Duman Sibel Duman

    #kitapyorum #Oblomov #IvanAleksandroviçGonçarov Bir klasik eserin daha sonuna geldim dostlarım.Övüldüğü kadar varmış.Dolu dolu insanı doyuran muhteşem bir eser.Beklentimi fazlasıyla karşıladı😊😊 Rusya`da en çok okunan ve Oblomovluk kavramını insanların diline düşüren bir kitap.Eski Rusya ve yeni Rusya`yı,Doğu ile Batıyı karşılaştıran,karakterlerin de bunu okuyucuya çok iyi yansıtması dolayısıyla kesinlikle okunması gereken bir eser... Kesinlikle tavsiye ediyorum... Oblomov,bir derebeyi çocuğu.Çoraplarını dahi hizmetçileri giydiren,istediği her şeyi hemen elde eden bir çocuk olarak büyümüş.Çocukluk arkadaşı Ştolts ise Alman bir babanın çocuğu,Batı kültürüyle büyümüş.Oblomov`un en yakın dostu ve O`nu değiştirmek için elinden gelen herşeyi yapan gerçek bir dost. Oblomov`un değil şehir dışına çıkmak,evinden bile adım atmayan bir adam olmasını,tembelliğinden dolayı hayatın güzelliklerini kaçırmasını kabullenemeyen Ştolts`un çabaları sonuç verecek mi??? Oblomov`un aşık olması ve evlenmeye karar vermesi O`nun hayatını değiştirmeye yetecek mi??? Etrafındaki sahtekarların,tembelliğinden faydalanarak O`na kazık attıklarını anlaması Oblomov`u kendine getirmeye yetecek mi??? İşte tüm soruların cevabı kitapta.Değişime bu kadar direnen,kendi kabuğunun içinde yaşamak için bu kadar inat eden bir insan daha var mıdır bilmiyorum....Oblomov size de bir yerden tanıdık gelmedi mi????

  • .... .... .... ....

    19. Yüzyılda bir ay gibi kısa sürede yazıya dökülmüş beni çok etkileyen bu koca başyapıt. Yazıya dökmenin kısa olması sizi yanıltmasın, Gonçarov yaklaşık on yıl bu eseri zihninde taşıdığını belirtmiş. Nereden başlasam bilmiyorum zira çok katmanlı, çok kişili, hicivli, bazen aba altından sopa gösteren, bazen de yererken aynı zamanda öven bölümler mevcut. Oblomov, Ştolts, Olga ve Zahar en çok anlatılan, en çok betimlenen karakterler; her birinin toplumun belirli kesimini temsil ettiği izlenimi çoğu zaman hissediliyor. Oblomov... Herkesin kendinden bir parça bulabileceği soylu kişi. Tembel demek az kalır. Okumuş, bir zaman memurluk da yapmış fakat sürekli bir şeyler peşinde koşmanın ona göre olmadığını fark edince kendisini eve kapatmış; hatta yatağa bırakmış kendisini. Öyle ki romanın ilk 100 sayfası 'kalk artık şu yataktan' derken buluyorsunuz kendinizi. Bir kitaba başlasa bitiremez, bir mektup yazmaya kalksa günlerce yazıp siler, sahibi olduğu köye gitmeye karar verse bir plan yapması yıllar sürer, evinden taşınmak zorunda olsa günlerce bunu kendine dert eder. Çünkü bunların hepsi yatağından kalkmasını ve uyanmasını şart kılan eylemlerdir. Tüm bunlara rağmen Oblomov'a kızamıyorsunuz çünkü çok iyi bir yüreğe sahip oluşu her defasında vurgulanıyor. Aslında o da uyumak ve tembellik yapmak istemiyor ama her defasında kendisine yeniliyor. Çünkü Oblomovka'da hayat böyledir ve Oblomov ailesiyle böyle yetişmiştir. Oblomov'un rüyası adlı bölümde yaşayışları o kadar net betimlenmiş ki Oblomov'un böyle oluşuna şaşırmıyorsunuz. Kitabı okurken tek sağlam ruh haline sahip kişinin o olduğunu düşündüm: Ştolts. Kendini her anlamda yetiştirmiş, sürekli yeni yerler gezen, mükemmeli arayan, arada bir gelip Oblomov'un hayatını yola sokmaya çalışan Alman asıllı çocukluk arkadaşı. Keşke daha sık gelseydi belki Oblomov yataktan çıkabilirdi. Hakkını yememek lazım tatlı, şirin, güzel ve genç kızımız Olga, Oblomov'u bir süreliğine yataktan çıkarmayı başarmıştı. Aşk bu uyku dinlemiyor. Oblomov uzun süre direndi eski alışkanlıklarına dönmemek, Olga'ya ayak uydurabilmek ve onunla evlenebilmek için fakat evliliğin getireceği sorumlulukları kaldırabilecek miydi? Tek düşüncesi buydu. Kitapta Oblomov'un uşağı Zahar'la karşılıklı diyalogları beni çok güldürdü. Zahar, hem efendisine bağlı hem ondan nefret eden uşak. Zahar, hem efendisine beddualar eden hem sevgisinden deli divane olan uşak. Oblomov'un tembelliğine katlanan yegâne insan. Bir o kadar kendi de tembel olduğundan mıdır, bilmiyorum. Oblomov'u yorumlayanlar Gonçarov'un Doğu-Batı karşılaştırması yaptığını; Oblomov'un doğuyu, Ştolts'un batıyı temsil ettiğini söyleseler de ben artık çağımızda her ülkede Oblomovlar olduğunu düşünüyorum.

  • Dilek Turan Dilek Turan

    Oblomov... Yapmak istediği o kadar çok şey var ki. Gelin görün ki tembellik müsaade etmiyor😁Neden bu kadar tembel, uyuşuk, uykucu. Onu da çocukluğuna inince anlıyoruz ki maalesef onu el bebek gül bebek pamuklara saran ailesinden yani yetiştirilme tarzından kaynaklanıyor.😢 Oblomov evet tembeldi, uykucuydu ama; dürüsttü, saftı, tertemiz bir kalbi vardi😳 Ben hem çok sevdim hem çok acıdım Oblomov'a. Unutulmaz karakterlerim arasında yerini aldı kendileri💕

Bu Kitap Hakkında Yorum Yaz;

× Üzgünüz! Yorum yapabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir!

YazaraAit Diğer Kitaplar