Körlük; 1998 Nobel Edebiyat Ödülü

Körlük; 1998 Nobel Edebiyat Ödülü

  • Yazar : José
  • Yayımcı : Kırmızıkedi Yayınevi
  • Baskı Tarihi : 2017
  • Sayfa Sayısı : 336
  • ISBN : 9786052980811
  • Baskı : 2.Hamur
8

Bu Kitabı Değerlendirmek İster Misiniz?

Körlük; 1998 Nobel Edebiyat Ödülü

Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago'nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi. Körlük, ürkütücü bir roman, beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikayesi. Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı.

  • Hasan Esentepe Hasan Esentepe

    Okurken aha bende kör olacağım dedigim kitap. Doktorun eşinin karantinaya alinma esnasinda fedakarlığı hep aklımda kalacak. Kitabı okumadiysaniz, okuma listenizin ilk sıralarina çekmenizi öneririm.

  • Aslı Yener Aslı Yener

    Nasıl oldu da şu ana kadar okumadım kendime şaşıyorum.. muhteşem aynı zamanda sarsıcı , sorgulayıcı. Filmini izlemiştim aslında ama gerçekten farklı bir kitap. Sıradan başlayan bir günde insanlar aniden kör olmaya başlarlar ve sonrası ne kadar insan olduğumuzu sorgulatıyor. Yazım dili de çok enteresan, alışmak zaman alıyor aslında. Şöyle açıklayayım; konuşma çizgileri yok , herkes aynı düz metinde bir birini takip eden cümleler ile konuşuyor. Hatta isimlerde yok zira artık okuyucuda kör sanki ... kitap kapağı da o yüzden mi kabartmalı acaba ? #körlük #josesaramago #kitap #tavsiye #roman #edebiyat #okumakgüzeldirheryaştaheryerde #okumahalleri

  • Kitap Bir Tutkudur Kitap Bir Tutkudur

    ••Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen kentinde ansızın bir kişinin kör olması ile başlayan ve gitgide bütün ülkeyi etkisi altına alan bir Körlük salgını başlar. Kitap o kadar derin ki kendimi içinde kaybettim. Yaşanan korkuların , kötü şartlar altında hayatta kalma çabaları; betimlemelerin o harika etkisi ile okuduğunuz her an sizleri ürpertiyor. Çevirdiğim her sayfa da kendimi kahramanların yerine koymaktan alıkoyamadım. Ya Körlük bizleri de bulsaydı ? Yazar görme yetisini kaybetmenin yanı sıra insanların duygularının nasıl körleştiğini ; açlık ve hayatta kalma mücadelesi verirken bir yandan yardımlaşmanın, özgürlüğün , yaşama saygının , hoşgörünün yok oluşunu gözler önüne sermiş. Kitapta konuşma çizgileri yerine virgül kullanılmış olsada kitabın akıcılığı anlaşılmasını hiçbir şekilde zorlaştırmamış. Bence herkesin en az bir kere okuması gereken kitaplardan biri💛

  • Asuman Özalp Asuman Özalp

    Körlük 📌 "Bakabiliyorsan; Gör Görebiliyorsan; Gözle" 📌"Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler." ✔️Saramago öyle şahane bir yazar ki hayran olmamak elde değil 👌🏻👏🏻Kesinlikle TAVSİYE ediyorum. ✔️ilk olarak ; Yazarımızın dil anlatımı üstüne diyecek tek bir kelime var MUHTEŞEM. ✔️Distopik toplum, tatoliter bir devlet ,baskıcı sistemle karşı karşıya olup, ütopik kurgunun içerisindeyiz. ✔️ilk sayfasından kurgunun içinde oluyorsunuz,bir düşünün sabah evden çıkıyorsunuz ,arabanızdasınız ,yeşil ışık yanmasını beklerken birden kör oluyorsunuz,arkadan kornalar çalıyor ama şok içindesiniz,siz olsanız ne yapardınız ???... Bu hepimizin bildiği körlük değil,karanlıkta kalmak yerine beyazlar içinde kalıyorsunuz,sürekli floresan ışığına bakıyormuşsunuz gibi ,bunun adına Beyaz körlük deniyor. Ardından beyaz körlük bütün ülkeye yayılıyor,kör olanlar karantinaya alınır,burada açlık,zorbalık,tecavüzler kaos ortamı oluşur,yönetim,düzenler altüst olur.Daha mı okuyun efendim okuyun kendinizle başbaşa kalıp sorgular içinde cevaplarınızı bulmaya çalışın şahane 👍🏻👌🏻 ✔️Benim yorumum ise ; kitaptaki Kör olmak,insanların görmek istemediklerini ,bir devekuşu gibi kafalarını kuma gömüp ,etrafındaki olaylardan saklanışını ,güçsüzlüğünün,çaresizliğinin,yok oluşunun, ama farkına bile varmayışının ,toplumun gerçeklerle zorluklarla uğraştıkları halde dışlandıklarını,yok edilişlerini vurguluyor .

  • Firuze  . Firuze .

    İyi akşamlar kitap dostlarım... 🍀🥀 'Körlük' okumaktan hep kaçındığım ama yazarın adından dolayı özellikle  tercih ettiğim, apokaliptik türde  bir roman. Kurgusu itibariyle bilindik türlerinin aksine sıradışı bir konusu var. Fazla spoiler vermeden kısaca değinecek olursam; bir kişi hariç  tüm insanlık sebebi bilinmeyen bir beyaz körlük yaşamaya başlar.  Bir anda hiç sebepsiz kendilerini  bembeyaz boşluğa bakar bulurlar. Önce bunu denetim altına almaya çalışan hükümet acımasızca davranır fakat bir müddet sonra işler çığırından çıkmaya başlar. Ve  küçük kıyamet adım adım yaklaşır.  Yazarın tarzından da bahsetmem gerekirse o da sıradışı. Mesela kitapta isimler yok onun yerine tanımlamalar kullanımış. Bir de yazar  iki kişinin karşılıklı konuşmasını ve araya giren anlatıcı yorumunu, virgülle ayrılarak kişiler arası geçişlerde büyük harf kullanmış. Bu yönüyle de oldukça hoşuma gitti diyebilirim. Farklılıklar iyidir.  Aslında kitabı  çok defalar midem ağzımda veya boğazımda bir yumru ile okudum. Kitabın satırlarının dehşete düşürmesinin yanı sıra,  çok da dokundunu söyleyebilirim. Ama iyi ki okumuşum dediğim  ve herkese tavsiye edeceğim bir eser. 

  • aaaaaaa bbbbbb aaaaaaa bbbbbb

    Öncelikle bu kitap çok farklı bir kurguya sahip ve bana yeni bir bakış açısı kazandırdı. Kırmızı ışıkta bekleyen birinin kör olmasıyla başlayan ve ilginçtir ki bulaşıcı olan beyaz bir körlük anlatılıyor. Zamanla herkese yayılan bu körlük insanları öyle bir noktaya getiriyor ki insan olduklarından şüphe ediyorlar. Bir de bu beyaz felaketten etkilenmeyen karakterimiz var. Asıl zor olan onun yaşadıkları ve gördükleri diye düşünüyorum. Ve yorumumu şu alıntıyla sonlandırmak istiyorum: “İnsanlık gözleri olmadan yaşamayı başaracaktır ama o zaman da insanlık olmaktan çıkacaktır.”

  • Bedri 🦅BJK🦅 Bedri 🦅BJK🦅

    Kitabı okurken bir an içimden bende mi kör olacağım diye bir korku geçen tek ben miyim acaba?

  • 'Barış Çiçek 'Barış Çiçek

    Bakmak, görmek, gördüğünü anlamlandırabilmek… Bir bakışla gerçekleşen tek bir eylem olduğunu düşünsek de, tüm bunlar birbirinden ne kadar da farklıdır aslında. Bakıp da göremeyenler ne çoktur hayatta… Jose Saramago’nun Körlük kitabı toplumsal düzenin ve insanlığın içinde taşıdığı karanlık yanları ortaya seriyor. En güvendiğimiz organımızdır göz; ama sadece görüyoruz bu kitap bana şunu anlattı ki; görebiliyorsan fark et.! Tavsiye edilecek bir kitap, değişik bir kurgu olmuş gerçekten o dünyanın içindeydim herkes kördü sanki, ama şu anda herkes zaten kör... :)

  • beste benli beste benli

    Kesinlikle okunması gereken güzel mesajlar veren bir kitap.Nobel ödülünü kesinlikle haketmiş ve alışmış kitaplardan fazlasıyla farklısı bir kitap.📚

  • Soner  Tanyeri Soner Tanyeri

    Kitabın başlangıcı ve olayların temeli bir salgınla bütün kentin kör olmasına dayanıyor ama bu sadece bir araç olmuş. Yazar bütün değerler, yargılar, düşünceler, ilkeler, inançlar bir olay olur da yok olmaya yüz tutarsa ne olurun cevabını aramaya çalışmış. İçlerindeki hayvanı ortaya çıkartmak için onları körleştirmiş ve bu salgını, normal olan körlükten ayırmak için de ona farklı bir ad takmış: Beyaz körlük. Bunu yaparken hikayenin geçtiği ülke, yaşayan millet belli edilmemiş çünkü okuyucunun bir yargıya varması istenmemiş. Yine de her türlü insandan karakterler koyulmaya çalışılmış. Küçük bir çocuk da var yaşlı bir göz doktoru da, inançlısı ve inançsızı da. Karakterler sıfatlarla belirtilmiş. Gözyaşı yalayan köpek gibi. Bu yüzden her kesime hitap etmiş; evrenselleşmiş. Anlatım ise okumaya alıştığımız türlerden biraz daha değişik. Öncelikle paragraf yok, romanlarda alışık olduğumuz konuşma çizgileri yok, noktayla biten cümleler nadir ve hep virgülle bitirmiş. Böyle olunca da okuyucudan dikkatli okuma istiyor kitap. Konuşmaların virgülle birbirinden ayrılması ve paragrafların fazla uzun olması başta kitaba alışmamı zorlaştırsa da alışınca kitabı okumak daha kolay ve zevkli oldu. Okurken öyle bir tokat yiyorsunuz ki yazmak için ille de gösterişe gerek olmadığını aslında yorulmadan bir hikayenin nasıl da güzel anlatılabileceğine şaşırıyorsunuz. Onca felaketten sonra bile insanın asla vazgeçemediği şeylerin yemek yeme, dışkılama ve cinsellik gerekliliği olduğunu çarpıcı bir şekilde anlıyorsunuz. Bazen yazar bizimle konuşmaya başlıyor. Dikkatli okumazsanız neredeydim nereye geldim sorusunu sorabiliyorsunuz kendinize. Yine karakterlerin başına acaba ne gelecek, sonrasında ne olacak gibi sorular sorabildiğiniz için ve sizi biraz felsefe biraz bilgi gibi sürprizlerle karşılaştırdığı için okuma zevkli geçiyor. Sonu dışında bir distopya gibi.(1984 ,Fahrenheit451, Cesur Yeni Dünya) Son bölümde duygusallaştığımı da itiraf etmeliyim. Son alıntım ile yorumumu bitiriyorum. “Ne düşündüğümü söylememi ister misin, Söyle, Sonradan kör olmadığımızı düşünüyorum, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.” Kesinlikle okunulup, ders alınması gereken bir klasik eser.

  • Fırat DOĞAN Fırat DOĞAN

    Körlük bulaşabilir mi? Eğer körlük bulaşıcı bir hastalık olursa dünya nasıl bir yer olurdu gibi sorulara kesin bir cevap var." O da Nobeli almış zaten. Bence gören gözlerde de körlük vardır ve kendi pisliğimizi,kötü özentilerimizi görerekte her bireye yayabiliriz bunun için kör olmamıza gerek yok." "Körler ülkesinde tek gözlü kraldır."

  • Dilek Turan Dilek Turan

    İyi akşamlar💐 Körlük #okudumbitti Adı bilinmeyen bir ülkede hızla yayılan körlük salgını. İnsanların karantina altına alındığı akıl hastanesi ve orada yaşananlar tüyler ürpertici. Herkes aynı şekilde kör olup biryerlere kapatılsa da  yine elinde biraz yiyeceğii ya da silahı olan güçlü taraf oluyor. Herkes kör ama okuyucunun gözleri fal taşı gibi açılıyor okurken.  Yaşananları en net belki de okuyanlar görüyor. Tabi yine görmek isteyenin görebileceği türden😐  Yazar görmek ve bakmak arasında ki o ayırımı körlüğü metafor olarak kullanarak aktarmış. Nice körler var toplumda da maalesef; fiziki olarak gören ama yaşanılanlara kör bakan, yok sayan. . Hiç bekletmeden "Görmek" ile devam ediyorum👍 #josesaramago #korluk #gormek . . . . #kitap #kitapkurdu #kitapokuyanlar #kitaplaryolda #kitaplar #kitapokuyorum #book #okumasaati #gramkitap #okumahalleri #kitaptavsiye   #birkitapbirfotograf #1kitap1fotograf #bookphoto #kitaptutkusu #kitapokumakguzeldir #gramkahvem #okuryorum #didininkitaplari

  • Dilek Turan Dilek Turan

    İyi akşamlar💐 Körlük #okudumbitti Adı bilinmeyen bir ülkede hızla yayılan körlük salgını. İnsanların karantina altına alındığı akıl hastanesi ve orada yaşananlar tüyler ürpertici. Herkes aynı şekilde kör olup biryerlere kapatılsa da  yine elinde biraz yiyeceğii ya da silahı olan güçlü taraf oluyor. Herkes kör ama okuyucunun gözleri fal taşı gibi açılıyor okurken.  Yaşananları en net belki de okuyanlar görüyor. Tabi yine görmek isteyenin görebileceği türden😐  Yazar görmek ve bakmak arasında ki o ayırımı körlüğü metafor olarak kullanarak aktarmış. Nice körler var toplumda da maalesef; fiziki olarak gören ama yaşanılanlara kör bakan, yok sayan. . Hiç bekletmeden "Görmek" ile devam ediyorum👍 #josesaramago #korluk #gormek .

  • Yokyer  Kitap Kulübü Yokyer Kitap Kulübü

    İnsan oğlunun acizliğini, topluluğun menfaatler uğruna neler yapabileceğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor Saramago. Okunmalı, okutmalı.

  • serra mına tatlioglu serra mına tatlioglu

    Gördüğünü iddia eden herkese iyi akşamlar :) Kitabi okurken verdiğim aralarda, gözlerimi kapatıp odamdan çıkıp mutfağa geçtim. Suyumu bardağa el yordami ile doldurup bir yudum aldım ve öylece kalakaldim. Bu da nesi diyen yeni bir beyin satın almış gibiydim sanki. Mutfağı terkettim ve salona geçmek için harekete geçmemin üzerinden üç adım geçmedi ki köşeyi dönen duvar ile kafa kafaya çarpıştım istemsizce ellerimi başıma götürdüm gözlerimi yumdum ve aaahhh! diye inledim. düşmedim ama geriledim.. Evdeki diğer görenlere iyiyim dedikten sonra odama geçtim ve uzun uzun düşündüm. Şu an başımi çarptım, suyumu bi yudumluk icebildim ve hareketlerim kısıtlandi. devam etseydim dusmeler ve canimi acimalari takil edecekti muhtemelen bu deneyi. Bunlar kafa gözümü kapadigimda olan bir kac dakikalik zaman diliminde gerçekleşen olaylardi.. Kafa gözüm açık ve gördüğünü iddia ediyor. Peki ya kalp gözüm kör olur ve göremez olur kapanır ise bir anda? Daha kötüsü ya bunu farkedemezsem?? Bilmiyorum.. Kitaba dair olumlu yahut olumsuz eleştiri yapacak durumda değilim. Olsam da bunu hadsizlik olarak var sayar ve yapamazdim sanırım. Siz iyisi mi kör olmadan kitabı okuyun. Unutamayacağiniz bir kitap!!! #körluk #josesaramago #kitapdostum

  • R'Ulaş  Karakuş R'Ulaş Karakuş

    Muazzam ve akıcı bir eserdi. İnsanlığın kötülüğünü, acizliğini tüm çıplaklığıyla yansıtan bir eser; Körlük. Mutlaka alıp okumanızı tavsiye ederim. Devamında 'Görmek'i okuyun.

  • Hakan USLU Hakan USLU

    #Körlük kitabı okudukdan sonra beni düşündüren, nasıl yaşadımızı ve yaşama düzenimizi sorgulatan güzek bir kitap

  • Emine Yılmaz Emine Yılmaz

    Hafızamdan silinmeyecek kitaplardan biri daha.. İnsan dediğimiz canlının pamuk ipliğine bağlı modern ve medeni! hayatının birden yokoluşu karşısında ilkelleşmesi, inançlarının ve değer yargılarının ve insanı insan yapan her şeyin ve devlet denen otoritenin fiziki etkilerle yerle bir oluşu..İnsanın zihnine, vicdanına, yüreğine tutulan bir ışık gibi her cümlesi..Duygu geçişleriyle, aklı ve ruhu allak bullak eden, okurken insanı içinde eriten başyapıtlardan biri.

  • kitapruhluadam  kitapruhluadam

    Körlük bilinmeyen bilinmeyen bir kentinde geçen bilinmeyen bir hastalığı anlatan sıradan bulaşıcı hastalık temalı kitaplardan farkını ortaya koyup nobel ödülüyle başarısını taçlandırmış bir kitap. Kitabı okurken hem görme engelli olmanın psikolojini çok iyi anlıyorsunuz. Hemde görme engelli insanların nasıl hayata tutunduklarını hissederek öğreniyorsunuz. Kitabın anlatımı öyle güzeldi ki dikkatinizi kitaptan başka bir yere veremiyorsunuz. İlk sayfadan itibaren kendini okutan kitaplardan. Anlatım derinlemesine, olaylar kafa karıştırıcı değil. Kitabı o anları siz yaşıyormuş gibi okuyacaksınız. Bu konudaki akıldaki soru işaretlerini gidermiş olalım. Kitaptaki körlük nasıl biraz da ondan bahsetmek istiyorum. Bildiğimiz körlük değil tabi ki. Görme engelliler normalde siyah görürken buradaki hastalık beyaz körlük. Bembeyaz bir perde görüyorsunuz gözünüzün önünde. Bu hastalık ilk olarak adı bilmeyen adanın, adı bilinmeyen kentinde, adı bilinmeyen birinin başına kırmızı ışıkta beklerken kör olmasıyla başlıyor. Daha sonra adı bilinmeyen adamla temasta bulunan herkese bulaşıyor. Hükümet bir çeşit tedbirler almaya başlıyor. Kapatılmış bir akıl hastanesinde karantina altına alıyor hastalık bulaşmış insanları. Orada bu insanlar ölüme terkediliyor. Kaçmamaları için başlarına askerler dikiliyor. Aç ve susuz bırakılıyorlar. Zaman geçtikçe birbirlerini öldürmeleri, birbirlerinin ekmeklerini çalmaları, egemen olma istekleri baş gösteriyor. Yavaş yavaş insanlıklarını kaybeden bu insanlar arasında bir kişi vardır ki görebilen tek kisidir. Sevdiklerine yardım ederek herkesi bu durumdan kurtarmaya çalışmaktadır. İnsanlık insanlığını kaybederken bu bir kişinin mücadelesine tanık oluyoruz. Acaba insanlık kazanacak mı? Acaba biz görüyormuyuz? İnsan mıyız hala? Bakıyoruz ama görüyor muyuz?  Daha birçok husus. Henüz vaktiniz varken bu kitabı okuyun ve çevrenizdekilere okutun değerli kitap severler. Kitap o kadar yoğun hissettiriyor ki neresinden bahsedeceğimi şaşırdım. Kısaca yazım tarzından da bahsetmek istiyorum. Nokta ve virgül haricinde noktalama işareti kullanmamış yazar ve karakterleri isimleriyle tanımıyoruz. Doktor v.s gibi lakap ve ünvanlarla tanıyoruz karakterleri. İlk başta biraz tuhaf gelebilir ama çabuk alışıyorsunuz. Bu arada kitabın filmi de çekilmiş. Kitabı okuduktan sonra filmini izleme hatasına düşmüş bulundum. Filmini bence izlemeyin. Kitapla alakasız ve sığ bir film olmuş. Bazı arkadaşlar kitabı olan filmleri izliyor. Filmi izlenip kitabı yorumlanacak bir kitap değil bunu bilmenizi istiyorum. Tam puan vereceğinizi düşündüğüm bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Alt kısımdaki alıntıları okumayı unutmayın (:  📑 "Hiçbir mutluluk sonsuza kadar sürmediği gibi, mutsuzluk da geçicidir." 📑 "Papaz giysisi giymekle papaz olunmadığı gibi, eline asa almakla da kral olunmaz." 📑 "Göz,belkide insan bedeninin içinde ruh barındıran tek kısımdır." 📑 "Zorunluluklar insana mucizeler yarattırır." 📑 "Bazen sessiz kalmak en büyük alkışlamadır." 📑 "Çünkü insan, gerçek dostlarını kara gününde, yaşadığı o talihsizlik ânında tanıyordu." 📑 "Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan fark et." 📑 "Felaket herkesin başına aynı anda çöktüğünde bile bazı insanlar ötekilerden her zaman daha kötü koşullarda yaşar." 📑 "Taşıması insana daha ağır gelen yalnızca başkalarının ekmeğidir." 📑 "Korku, insanı kör eder" 📑 "Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra raslantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yerde çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık."

  • Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et. Nasihatler Kitabı.

  • Sabır... Sabır... Sabır... Ayakları debriyajda bekleyen sabırsız sürücüler gerginlik içinde, kırbacın havada şaklayacağını hisseden huzursuz atlar gibi bir ileri bir geri gidiyorlardı...

  • Herhangi bir şeyi yaşayan bilir... Gözleri kör olan benim, sen değilsin, bunun ne demek olduğunu sen anlayamazsın...

  • Çevremizdeki güzellikleriyle çirkinlikleriyle ibretiyle hayatı göremiyorsak birer kör değil miyiz? Eğer gözlerim kusursuzsa, sizin de söylediğiniz gibi, neden kör oldum öyleyse...

  • Niyet... Niyet... Niyet...En iyisini Allah bilir... ... Ne olursa olsun, kör bir adama önce yardım edip sonra arabasını çalmak ile can çekişen ve eli kolu tutmayan bir ihtiyarın mirasına göz dikerek onunla ilgilenmek arasında çok da büyük fark yoktur...

  • Hedeflerimiz ne kadar yüksekse;kolay varamayacağımız o kadarda gerçektir...Hedeflerimiz uğruna giderken yolumuz açık olsun... Herkes bilir ki, mükemmelliğe giden yol taşlıdır ve erdem de bu yolda her zaman engellerle karşılaşır...

  • Saflığıyla samimiyetiyle dürüstlüğü ile bırakalım dünyayı çocuklar yönetsin... Çocuklar az çalışır ama onları küçümseyen delidir...

  • Asıl zor olan, insanlarla birlikte yaşamak değil Onları anlamak Dedi doktor...

  • Susmak... Körlerden biri, insan ancak kör olursa böyle kararlar alabilir, Sessiz kalmak en kuvvetli alkışlamadır....

  • ... Altı kişinin yüküne daha ne kadar dayanacaksın, Elimden geldiğince dayanacağım, ama bazen öyle oluyor ki, ötekilerle eşit olabilmek, onlardan daha fazla yükümlülük üstlenmemek için keşke kör olsam diye düşündüğümü fark edip şaşırıyorum...

  • Resimler görmez, Yanılıyorsun, Resimler onları görenlerin gözüyle görür...

  • Kelimelerin cümlelerin sihri vardır... Nihayetinde öyle kelimeler vardır ki Göründüğünden çok daha fazlasını ifade eder...

  • Kitabın özü hayatın özü...Gözümüz görmemiz hep açık olsun... Neden kör olduk, Bilmiyorum...Belki bir gün nedenini öğreniriz... Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana...Söyle BENCE BİZ KÖR OLMADIK, BİZ ZATEN KÖRDÜK... GÖREN KÖRLER Mİ? GÖRDÜĞÜ HALDE GÖRMEYEN KÖRLER...

  • Gözümüz gönlümüz ufkumuz her daim açık olsun... Kendisi de kör olursa insanın - özellikle de insanlıktan çıktıysa- Her şeye alışabileceğini anlayacaktı...

  • Peki ya insanlar onlar nasıl? diye sordu koyu renk gözlüklü genç kız... Hayalet gibiler, hayalet olmak bu olmalı, hayatın var olduğundan eminsinizdir, çünkü dört duyunuz bunu söylemektedir, Ama gözlerinizle göremiyorsunuz...

  • Yalnızlık eninde sonunda bizi bulacak ve iliklerimize kadar yaşayacağımız bir kavram yalnızlık... Hiç, burada kalıp annemle babamın geri dönmesini bekleyeceğim. Tek başına ve kör olarak. Körlüğe alıştım Ya yalnızlık Ona da ister istemez alışacağım...

  • Üç maymunu (🙈🙊🙉) oynamayıp da hala görebiliyorsak sorumluluğumuz da var demektir... Bugün bugündür, yarın da yarın, ben bugünden sorumluyum, ama kör olursam yarından sorumlu olmayacağım, Hangi sorumluluk, Herkes gözlerini yitirmişken benim hala görmemin verdiği sorumluluk...

  • Ben geçiciyim, demişti yazar, Bunlar da geçip giderken geride bıraktığı izlerdi....

  • Benim gözlerim görmeseydi de hayatta kalırdık, Dünya yaşayan körlerle dolu...

  • Her birimiz kör olduğumuz anda en son gördüğümüz şeyi anlatacağız...

  • Bazen bizde bastığımız yeri göremiyoruz ki... Herkes için kötü olan durum, körler için tam bir felaketti, çünkü yaygın deyimle, Bastıkları yeri görmelerine olanak yoktu...

  • Aslında körlük, umudun tükendiği bir dünyada yaşamaktı...

  • Şunu anladık ki, biz körler aslında, adeta, bizim diyebileceğimiz hiçbir şeye sahip değiliz, Üzerimizdekiler hariç...

  • Bazen ne güzel eski alışkanlıklardan kurtuldum derken bir bakıyorum alışkanlığım aynen devam ediyor... İnsan eski alışkanlıklarından kolay vazgeçemiyor, hatta onları çoktan unuttuğumuzu sandığımız bir an gelse bile...

  • ...Şimdi hiçbir şey farketmezdi, Ölünce körlük herkes için aynıdır...

  • Nerede olduğumuzu bilmeliyiz... Ayaklarımız yere basmalı... Hangi ötekilere, Burada bir tek bizim kalacağımızı sanıyorsun değil mi? Delilik bütün bunlar, Elbette öyle, Bir akıl hastanesindeyiz biz...

  • Kaç defa izlemedik mi Türk filimlerinde onlar mutluluk gözyaşları diye...😀 Üzüntü ile sevinç su ile yağ gibi değildir, birbirine karışabilir...

  • Hayat tecrübelerden oluşmuyor muydu? Atalar boşuna mı demişti;bir musibet bin nasihatten efdaldir, diye. Tecrübe... Deneyim, bütün disiplinlerin en yüce efendisidir...

  • Önce saygı önce anlayabilmek önce anlaşılabilmek... Bütün insanların kör olacağı, sadece gözlerinin nurunu değil, İçlerindeki saygıya yol gösteren ışığı da yitirecekleri gün yaşanabilirmiş gibi...

  • Doğru ve iyi vakit geçirmemiz temennisiyle... Zaman... İyi kullanamadığımız... Bizi dinlemeden geçip giden... Çok vaktimizin olduğu yanılmasına kapılıp işlerimizi ertelediğimiz ve ertelediğimiz işlerin vakti geldiğinde vakit yetersizliğinden dem vurduğumuz zaman... Sevdiklerimize çok vakit ayırıp canımız istemediğinde vaktimizin olmadığını söylediğimiz zaman...bizim ona hakim olamadığımız fakat onun bize hakim olduğu zaman... Yaşam deneyimi ve insan yaşamları zamana egemen olunamayacağını tamamen kanıtlamıştı...

  • Ne iyilik süreklidir ne kötülük, ya da daha edebi bir ifadeyle, Ne mutluluk sonsuza dek sürer ne de mutsuzluk, Bu yüce özlü sözleri yaşamın ve kaderin bahtsızlıklarından geçerek öğrenmeye zaman bulanlar söylemiştir...

  • Oğuzcan  Yeşilyaprak Oğuzcan Yeşilyaprak

    Adı bilinmeyen bir şehirde Körlüğün patlak vermesiyle oluşan trajik durumları bize gösterek okurken kendimizi yaşananların içinde bulunduğumuz #nobel ödüllü bu kitap ödülü boş yere almadığını bize gösteriyor.

  • Sibel Duman Sibel Duman

    Sevgili dostlarım Uzun zamandır bir kitaptan olağanüstü etkilenmemiştim. Övüldüğü kadar varmış gerçekten. Bir adamın trafikte aniden kör olmasıyla başlayan hikayemizin devamında körlük bir salgın haline gelir.Devlet tarafından karantinaya alınan körler çok büyük acılar yaşarlar.İnsanların şartlarla beraber nasıl değiştiğine inanamayacaksınız.Özellikle zorlaşan şartların insanların içindeki şiddeti ve korkuyu tetiklemesi sonucu neler yapabildiklerine şahit olacaksınız. Yazarın akıcı anlatımı ve okuyucuyla sohbet eder gibi olan üslubu kitabın sürükleyiciliğini arttırıyor. Çooook beğendim gerçekten ve herkese ısrarla tavsiye ediyorum.Lütfen kendinizi bu kitaptan mahrum etmeyin.Hüzün ,acıma,tiksinti,huzursuzluk duygularının hepsi ni aynı anda yaşıyor insan.Birde düşünmeye ve insanlığınızı sorgulamanıza neden oluyor.

  • Onur Kutlu Onur Kutlu

    Okuduğum en etkileyici en iyi kitaplardan biri oldu. Okumak için daha fazla beklemeyin biran önce okuyun.

  • Zeynep  Bayer Zeynep Bayer

    KÖRLÜK Kitabın kurgusunu ve fikri çok beğendiğim, yaratıcı buldum. Okurken ilgimi hiç kaybetmedim diyebilirim. Tahammül edemediğim bazı olaylar olmasa mükemmel diyebilirdim sanırım 🤗

  • Remzi Okur Remzi Okur

    Adı belli olmayan bir şehirde körlük salgını başlar ve körler karantinaya alınır. Salgına bir çare bulunamadığı gibi, zamanla körlük her yere yayılır. Düzensizlik, kaos, açlık, pislik ve anarşi, had safhaya ulaşır. Kör olmayan tek kişi vardır ve bir grup köre rehberlik ederek yardımcı olmaya çalışır. Yaşanan felakete ve insanlığın bitişine tüm çıplaklığı ile şahit olur. Son zamanlarda okuduğum en ilgi çekici kitap oldu Körlük. Şiddetle tavsiye ediyorum. İzlemek isteyenler için, kitabın, 2008 yapımı bir sinema uyarlamasının bulunduğunu da ekleyeyim.

  • Burcu Altınışık Burcu Altınışık

    “Körlük” sen bütün bilincimi ters düz ettin. Bir düşünün arabanızdasınız ve kırmızı ışıkta durduğunuz esnada birden kör oluyorsunuz! Kimsenin yardımını almadan adım atamayacak haldesiniz ve rastladığınız herkes kör olmaya başlıyor! Ne enteresan bir giriş değil mi? 🙂 Eğer bu kitabı okumaya karar verirseniz bunu “kör olan bir kaç insanın zor hayatı” 😃 diye bir algıda olmadan okumalısınız. Çünkü anlattığı şey “bir anda” kör olmanın çok dışında. Ya tüm insanlık körse? Ya şuan gördüğümüzü, bildiğimizi sandığımız hiçbir şey hakkında en ufak bir fikrimiz bile yoksa aslında? Zaman zaman kalbim sızladı okurken, çok kere yüreğimin dayanmadığı sahneler okudum. Ama sonra içinde bulunduğumuz dünyanın da, aslında göremediğimiz değil de, “görmek istemediğimiz” aslolan gerçeğinin de bu olduğunu farkettim. Okurken düşünüyorsunuz. Neyi düşündürüyor biliyor musunuz? -“Buradaki mesaj, benim ilk anda gördüğümü sandığım değil” diyorsunuz. Bakmak-Görmek; hep anlamlarının ilk etapta aynı oldugunun düşünüldüğü iki kavram. Aslında birbirlerinden o kadar farklılar ki. Bu kitapla onunda altını çiziyorsunuz. Bir kitaptan herkes ne alırsa O’dur okuduğu. Bu kitabı, körlüğümüzü bir kenara bırakarak okursak, “gerçek görme” eylemine erişebiliriz 🙂 Bakanlardan değil, görenlerden olmak dileğiyle 👀🙂 📌Mesela ben yukarıda görseli paylaşırken kitabın arkasındaki kızkulesini “gördüyseniz” hala umut var demektir. 😃 ✍🏼📚 #kitap #körlük #josesaramago

  • sahin gçmn sahin gçmn

    Ne zaman okumaya başladım, ne zaman bitti anlayamadım... Dimağımda bir daha okunası güzel bir lezzet bıraktı... Son zamanlarda okuduğum güzel kitaplardan biriydi. Müthiş bir kurgu... Mutlaka okunması gereken bir kitap

  • Rumeysa Bakyüz Rumeysa Bakyüz

    Yazarın tarzı kafa karıştırıcı olsa da okunmaya değer bir kitap. Tavsiye edilir

  • Meriçhan  Vardoğan Meriçhan Vardoğan

    Harikaydı, Bitirdiğim de tekrar okuma isteği uyandıran ilk kitap oldu ama tekrar okumaktan çok fazla ürküten bir kitap oldu ...Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır bu kadın ilk kör olan adamın karışıdır . Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi. Körlük, ürkütücü bir roman, beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikâyesi. Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın beni en etkileyici yapıtı oldu .

  • Beyzanur Işık Beyzanur Işık

    nasıl bitecek bayya merak ediyorum

Bu Kitap Hakkında Yorum Yaz;

× Üzgünüz! Yorum yapabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir!

YazaraAit Diğer Kitaplar