Demian
- Yazar : Hermann
- Yayımcı : Can Yayınları
- Baskı Tarihi : 2013
- Sayfa Sayısı : 211
- ISBN : 9789750703195
- Baskı : 2.Hamur
Demian
On yaşındaki Latince öğrencisi Emil Sinclair, güvenceli aile ortamının dışında sert ve acımasız bir dünya olduğunu erken fark eder. Kendini bulma yolundaki delikanlı, din ve ahlâk gibi artık inanamadığı kalıplarla birlikte baba evinden de kopar. Küçük yalanlar ve hırsızlıklarla beslenen yaşantılarında, sağlam çocuk dünyasının çöktüğünü görür. Onu bu acılardan kurtaracak olan kişi, okula yeni gelen bir başka öğrenci: Max Demiandır. Demian, Sinclairin yaşamını yönlendiren, etkileyen baş kişi olur. Tanıştığı ve tanıdığı insanlar, Sinclairin kendini ve benliğini bulma yolunda birer kilometre taşıdır. Hermann Hessenin öteki romanlarından ayrılan bir yanı var Demianın: Bir gençlik ve öğrencilik romanı olan Demian, yazarın o dönemdeki korkularını ve sorunlarını tümüyle yansıtıyor. Hessenin meslek sorunlarının yanına kişisel sorunları da katılıyor: Babasının ölümü, en küçük oğlu Martinin tehlikeli bir hastalığa yakalanması ve karısının, onu hastanelerde tedavi görmeye zorlayan ve git gide ciddileşen ruhsal bozukluğu. Hessenin acılarla yoğrulan bu dönemi hayatında büyük değişimlere yol açtı. Ruhsal çöküntüsüyle, ancak doktor yardımıyla baş edebildi. Bu sorunlu dönemin meyvesi ise Demian oldu. Birkaç ay içinde bitirdiği romanını Emil Sinclair adı altında yayınevine yolladı, ancak İsviçreli bu genç, ama hasta yazarı desteklediğini söyledi. Gerçek kimliğini kitabın daha sonraki baskılarında açıkladı.
-
Alper T.
I. Dünya Savaşı çıkmış; yazarların, sanatçıların bile dillerinde savaş naraları çınlıyor. Aralarından biri var ki, bu söylemlerden rahatsız ve şu ifadelerle anlatıyor savaşı: "Sevginin nefretten, anlayışın öfkeden daha yüce, barışın savaştan daha soylu nitelik taşıdığını, bu mutsuz dünya savaşının şimdiye kadar duyumsadığımızdan daha güçlü bir şekilde beyinlerimizin içine kazınması gerekir." Savaş karşıtlığı ile bilinen ( Nobel ödüllü) Hermann Hesse ‘nin “ Demian” kitabı ile davam ettim bu ayki serüvenime. Yer yer akan, yer yer tıkanan bir okuma deneyimi yaşattı bana kitap. Fakat kafamın içine,- çekiç bile değil -balyoz ile çakılmış çiviler ile bitirdim kitabı. Her sanatçı yaşamından parçaları eserlerine serpiştirir mutlaka. “Demian” da bu parçalardan birçoğu ile karşılaşıyorsunuz mutlaka. Kitabın ana karakteri olan Sinclair dindar sayılabilecek bir aileye sahiptir, tıpkı Hesse gibi. Sinclair, kendini fark etmeye başlayana kadar cennet gibi huzurlu bir evde-ailede- yaşadığını zannetmektedir. Bu huzur aslında içini kemirip rahatsızlığa yol açar sessizce. Küçük bir olay neticesinde ailesi ile problemler yaşamaya bile başlar, tıpkı Hesse gibi. Demian ile tanışınca, başlarda kabullenmemesine rağmen bir türlü kopamaz bu dostluktan. İkilemlere düşer, sorgulamaya başlar, karşı durmayı öğrenir, tıpkı Hesse gibi. Uzaklaşır ya da uzaklaşmak zorunda kalır Demian’ dan. Kendini içkiye verir ve kalabalıklar içinde kaybolmak ister başta fakat bu sefer karşısına müzisyen bir rahip çıkar. Fildişi kulesinde, yalnız başına toplumsal olanın hegemonyasından uzak durmaya çalışır, tıpkı Hesse gibi. Düşler dünyasında yol almaya başlar Sinclair; psikoz sanrılar içerisinde hayatı anlamlandırmaya çalışır, sevgiyi ve kendini arar, tıpkı Hesse gibi. Okuyucunun kafasında birçok soru: Demian kim? Sinclair kim? Pistorius kim? Bayan Eva kim? Nişan nedir? ABRAXAS nedir? HERMANN HESSE KİM?

















