Bana Dokunma
- Yazar : Tahereh
- Yayımcı : Dex Kitap
- Baskı Tarihi : 2018
- Sayfa Sayısı : 332
- ISBN : 9786050948721
- Baskı : 2.Hamur
Bana Dokunma
Dokunuşum ölümcül, dokunuşum güç. Juliette tam 264 gündür kimseye dokunmadı. En son birine dokunması bir kazaydı. Ama Yeniden Kuruluş onu cinayetten içeri tıktı. Juliette'in dokunuşunun neden bu kadar ölümcül olduğunu kimse bilmiyor. Kimseye bir zarar vermediği sürece bu durum kimsenin de umurunda değil çünkü dünya zaten perişan durumda. Her gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor, gıda sıkıntısı had safhada, gökyüzünde tek bir kuş kalmadı ve bulutlar garip bir renkte. Yeniden Kuruluş, yeni düzenin tek çare olduğunu iddia ettiği için Juliette'i bir hücreye kapattı. Hayatta kalan bir avuç insan ise savaş naraları atıyor. İşte bu yüzden Yeniden Kuruluş fikir değiştirmek üzere. Juliette onlar için mükemmel bir silah olabilir. Juliette, yeni düzenin tek silahı olabilir. Juliette karar aşamasında. Ya bir silah olacak. Ya da bir asi. Tahereh Mafi, Bana Dokunma'da yürek burkan bir romantizmle distopya türünü bir araya getiriyor. Juliette'in iç dünyasını yenilikçi bir üslupla metnine yansıtan yazar, okurları Juliette'in zihninin içine davet ediyor.
-
Sena Nur Işık
Bana Dokunma #1 | #kitapyorumu “Korku, çok büyük bir motivasyon kaynağıdır.” 👁 3/5 👁 Bana Dokunma, ana karakterimiz Juliette’in hapis hayatı yaşadığı bir hikayeden başlıyor. Onu bir yere tıkıp insanlardan uzaklaştırma nedenleri ise, dokunuşlarının ölümcül olması. Sadece tek bir dokunuşu ile insanları öldürebiliyor. Sıkıntı ise, gücünün farkına varan herkesin onu kullanmak istemesi ve oradan oraya çekiştirip güçlerine güç katmaya çalışmaları. 😍 Kitabı genel hatları ile sevdim. Yıllardır merak ettiğim bir seriydi. Açıkçası Distopik ve Fantastik türün bu kadar iç içe geçtiği bir konu beklemiyordum. Okurken zaman zaman Açlık Oyunları zaman zaman diğer Distopik kitaplar aklıma geldi. Benzerlikler vardı. Mantıksız olduğunu düşündüğüm ve alt yapısı doldurulmamış eksik bir hikayeydi. Mesela Juliette karakteri kimseye dokunamıyor, dokunduğu insanları öldürüyor. Ve bundan dolayı hem ailesi hem toplum tarafından yıllarca dışlanmış. Şimdi ise ona dokunmak isteyenler, eldiven ya da herhangi bir şey ile direk tenine dokunmadan dokunabiliyor. Eee o zaman kızım sende küçüklüğünden itibaren eldiven taksaydın ve kimseye zarar vermeseydin diye düşünmeden edemiyorum. Bunun gibi kitabın eksik yönleri vardı. Yazar bazı yerleri sağlamlaştıramamış. Bunun yanında çeviride ve yazım hatalarında dikkat çeken şeyler vardı. 😌 Normalde çeviri gibi şeyler kolay kolay dikkatimi çekmez. Lakin Bana Dokunma çevirisi çok sırıtıyordu. Kitap bundan belki 50-100 yıl sonrasını anlatıyor. Ama kitaptaki kelimeler eski türkçeydi. Distopya gibi bir konuya sahip kitapları eski kelimeler ile çevirince göze çok batıyor. 😞 Ve Adam karakterini çok sevdim. Hatta diğerlerini bile. Bu şekilde birbirlerine bağlı olmaları baya hoşuma gitti. Sadece Juliette’in “Ben herkesi öldürüyorum, canavarım” diye ağlayıp sızlaması ve saçma hareketler yapıp, pasif takılması sinirimi bozdu 😂 Yani genel olarak ortalama bir kitaptı. Bu tarz kitapları sevenlere tavsiye ederim. 🙏🏻 #kitaplarvesozleriyorum #igniteme






