Artemis

Artemis

  • Yazar : Andy
  • Yayımcı : İthaki Yayınları
  • Baskı Tarihi : 2018
  • Sayfa Sayısı : 368
  • ISBN : 9786053757764
  • Baskı : 2.Hamur
8

Bu Kitabı Değerlendirmek İster Misiniz?

Artemis

Goodreads okurlarına göre 2017'nin en iyi bilimkurgu romanı. Son yılların en iyi bilimkurgu romanlarından biri olanMarslı'nın yazarı Andy Weir'dan yepyeni, soluk soluğa bir kitap! Artemis... Ay'daki tek şehir. Eğer çok zengin değilsen ya da bir turist olarak ziyaret etmiyorsan Ay ve Artemis, tabiri caizse "zalim bir sevgilidir". Haliyle hayatta kalmak için ufak tefek kaçakçılıklar yapmak pek de beklenmedik bir şey değil. Özellikle de çok borcun varsa ve alın terin bu borçları kapamaya yetmiyorsa. Ek iş olarak kaçakçılık yapan Jazz'in hayatı da karşısına reddedemeyeceği bir teklif çıkınca tamamen değişir. Küçük bir kaçakçı olarak kalkıştığı bu büyük sabotaj boyunu aşacak ve beklediğinin de ötesinde Jazz , tüm Artemis'in kontrolünü ele geçirmeyi ilgilendiren bir komplonun ortasında bulacaktır kendini. Bundan sonra alması gereken risk, işe ilk girdiği zamankinden çok daha büyüktür. Andy Weir, Marslı 'da gösterdiği mühendislik, bilim ve teknoloji bilgisini Artemis 'te de sergileyip yine fazlasıyla gerçekçi bir gelecek öngörüyor. " Marslı 'dan sonra isteyebileceğiniz her şey bu kitapta: zeki ce , eğlenceli, a drenalini yüksek, elinizden düşüremeyeceğiniz bir öykü." - Ernest Cline, Başlat 'ın yazarı. "Weir imkânsızı başardı - Ay'daki bir şehirde geçen bilimkurgu noir romanıyla Marslı 'yı solladı. Bu hayattan daha ne isteyebilirsiniz ki? Gidip okuyun şu kitabı." - Blake Crouch, Karanlık Madde 'nin yazarı. "Heyecan verici, keskin zekâlı, adrenalin dolu bir macera... senenin en iyi bilimkurgu romanlarından biri." - Booklist (starred review)

  • Engin Abalı Engin Abalı

    Andy Weir Marslı ile beklentileri tabiri caizse Allahü Ekber dağlarına çıkartınca herkes ikinci kitabı Artemis'i beklemeye başlamıştı. Çok güzel bir kitap olmasına karşın biraz Marslı'nın gölgesinde kalmış. Kitap okunuş bakımından çok rahat olsa da çok fazla terminoloji kullanması bir noktadan sonra bıkkınlık vermeye başlıyor. Aynı şey Marslı'da da olmasına rağmen gerek kahramanın üslubu gerekse hikayenin Robinson Crusoe vari tarzıyla bu handikabı hissettirmiyordu. Artemis'in kahramanının müslüman bir kadın olması dikkat çekici bir durum. Aradığımız o aksiyonu buluyor muyuz? Buna okuduktan sonra karar verin. Yine de okuma konusunda zorluk yaşamayacağımız Andy Weir standartlarında bir bilim kurgu kitabı olarak da dikkat çekiyor. Marslı ile kıyaslamadan okuduğunuzda aradığınızı bulabileceğiniz güzel bir kitap. 7/10

  • Irmak Dönmez Irmak Dönmez

    Andy Weir beni Marslı ile kendisine hayran bırakan bir yazar. O yüzden de Artemis'in çıkmasını dört gözle bekliyordum desem abartmış olmam. Beklentim de haliyle oldukça yüksekti ama Andy Weir beni yine hayal kırıklığına uğratmadı. Jazz Bashara Ay'daki tek şehir olan Artemis'te yaşıyor ve Artemis'in hayat şartlarına uymak için de bir takım yasa dışı işler yapıyor. Jazz ufak tefek işler peşinde koşarken bir gün büyük bir teklif alıyor. Başta kararsız olsa da verilen para onun bu işi kabul etmesini sağlıyor çünkü bu paraya ihtiyacı var ve bunu çalışarak kazanamayacağının farkında. Fakat işler hiç sandığı kadar basit kalmıyor ve kendisini büyük bir komplonun içinde buluyor. En başta değinmem gereken şey sanırım Andy Weir'ın muhteşem anlatımı. Marslı'da olduğu gibi Artemis'te de bilimsel terimler ve teknoloji kitabın büyük bir kısmını kaplıyor. Ama yazarın anlatımı sayesinde bu durum sizi asla sıkmıyor. Aksine ben o kısımları okurken bile çok heyecanlandım. Andy Weir bilim kurguyu kendine has mizah anlayışı ile öyle bir harmanlıyor ki bu türü sevmeyenin bile seveceği bir kitap ortaya koyuyor. Marslı'daki ağzı bozuk ve eğlenceli karakterimiz Mark Watney'di ve hepimizin kalbini çalmıştı desem yeridir. Bu kitapta da Mark'ın yerini Jazz alıyor. Ve Jazz inanılmaz eğlenceli bir karakter. Aşırı zeki ve ağzı da biraz fazla bozuk :') Bilimsel kısımları okurken bile bana kahkaha attıran bir kadın. Ben Artemis'i çok çok sevdim gerçekten. Temposu hiç düşmeyen bir kitaptı ve okurken büyük keyif aldım. Devamlı Marslı ile kıyasladım ama en az Marslı kadar sevdiğimi de söylemek istiyorum. Andy Weir'a olan hayranlığım üç beş kat artmış durumda şuan. Canım Andy. Argosu bol olan bir kitapta çeviri de oldukça önem taşıyor tabi. Emre Aygün bunu dilimize çok güzel aktarmış bence ama kitapta beni rahatsız eden kısımlar da vardı. Mesela 'hayda ve eyvallah' birkaç kere kullanılmıştı ve bu benim hoşuma gitmedi. Alternatif bir seçenek bulunabilirdi diye düşünüyorum. Bide kitabın edisyonu sıkıntılıydı. Kelime hataları, noktalama işareti eksiklikleri ve CO2 yerine Co2 yazımı falan ilk dikkatimi çeken sıkıntılardı. Son olarak da yazar kitabında farklı ülkelerden karakterleri bir araya toplamıştı. Ukrayna, Çin, Arabistan, Portekiz ve daha bir sürü ülkeden insanlar bir araya gelmişti. Mesela Jazz Arabistanlı bir kadındı. Kitapta Müslümanlık ile alakalı detaylara da yer veriliyordu bu sayede. Yazarın böyle bir çeşitliliğe gitmiş olması da benim çok hoşuma gitti açıkçası. İşin özü şu ki Andy Weir okuyun

  • Kerem Sağlam Kerem Sağlam

    Artemis, yanılmıyorsam dört günde bitti. Akıcı bir kitap. Dili sizi sıkmayacaktır. Sadece bazen dumura uğrayabiliyorsunuz çünkü adamlar Ay'da yaşadığı için bilimsel şeylerden konuşuyorlar. Ben onları anlamak için bir miktar dilci kaldım. Ay'da bir şehrimiz var, isim Artemis. nüfus 2000 falan. Kabarcıkların içinde yaşıyorlar. Baş karakterimiz Jazz Bashara bir Arap ve Suudi Arabistan vatandaşı olmasına rağmen Artemis'te yaşıyor. Babası da müslüman hatta. Jazz'imiz kaçakçılık yapıyor ve en büyük müşterisi de Trond Landvik denen bir milyoner. Bir gün Trond, Jazz'e şehirdeki alüminyum sektörüyle ilgili planlarını anlatıyor ve olaylar karmaşıklaşmaya başlıyor. Ben Weir'ın karakterlerini çok seviyorum. Özgün ve kafa kişiler yazıyor. Haliyle içinde tonla terim bulunan bu kitaplara bir mizah eklenmiş oluyor- çok da güzel oluyor. Puanım: 4.5/5

  • Ezgi  Tülü Ezgi Tülü

    Öncelikle, Artemis’i okumaya başladığım hafta sık yaptığım paylaşımları kaçırmışsınızdır belki diye, küçük bir hatırlatma: Marslı’yı okumadığım için iki kitabı karşılaştırmam mümkün değil. Bunu aradan çıkarttığımıza göre kitaba geçebilirim. And Weir’in kalemine dair bildiğim tek şey dilinin esprili olduğuydu, onun dışında pek bir beklentim yoktu Artemis’ten. Aldığım genel duyum, Marslı’nın daha iyi olduğu ama Artemis’in de epey keyifli ilerlediği yönündeydi. Az çok katılıyorum bu düşünceye. Artemis keyifli bir kitap. Ana karakterimiz Jazz Bashara, Ay’da büyümüş ve günlerini kargo teslimatı (ve kaçakçılık) yaparak geçiriyor. Günün birinde müşterilerinden iş adamı Trond Landvik ona “reddedemeyceği” bir teklif yapıyor ve işler bu noktada karışmaya başlıyor. Bu noktaya kadar kitapta pek bir şey olmuyor ama bundan sonra aklınıza gelebilecek her türlü sıkıntı Jazz’in başına geliyor. Sık sık kendimi “Yok artık, daha neler,” derken buldum açıkçası. Bir yere kadar epey komik ve eğlenceli olan bu durum, kitabın sonlarına doğru biraz sıktı ve şaşırtmayı bıraktı, ama oraya kadar güzel gidiyordu. Aslında ben Artemis’i okumaya 26 Şubat’ta başlamıştım ve bayağı da hızlı ilerliyordum kitapta, kaldı ki o sıralar derslerim epey yoğunlaşmıştı. Sonra mart başı gibi, ne olduğunu gerçekten bilmiyorum ama, birden kitaba elim gitmemeye başladı. Bir de geriye 100 sayfa bir şey kalmıştı, birkaç saat otursam başına bitecekti yani. Yok. Bir türlü okuyamadım. Ancak bugün elime alabildim kitabı, onu da, “Artık okuyayım da bitsin,” düşüncesiyle. Neden böyle olduğunu, dediğim gibi, bilmiyorum. O yüzden kitabın ilk 200 sayfasıyla son 100 sayfası arasında bir 20 gün var bende. Olaylardan kopmam işten bile değil. Jazz genel olarak sevdiğim bir karakterdi. Birçok insanın aksine kitaptaki küfürden, bel altı esprilerden ya da argodan rahatsız olmadım, hatta birçok yerde komik buldum. Jazz’in insanı hayrete düşüren bir zekası var ve şahsen ben, Jazz’in neden bundan rahatsız olduğunu merak ettim. Elini hangi işe atsa çok kısa sürede çözebiliyor ve bayağı ilginç (çoğu zaman işleyen ama işlemediğinde herkesi mahveden) planlar kurabiliyor. Kesin rahatsızlığının bir sebebi vardır ve işlenseydi daha farklı, güzel bir tat verebilirdi bence (kitapta vardıysa ve kaçırdıysam affola). Aydaki ekonomik sistem, sanırım kitapta en çok değinilen ikinci şeydi (aydaki teknik şeylerin nasıl çalıştığının açıklamalarından sonra). Açıkçası ben ekonomiye ilgisi olan biri değilim, ondan detaylıca bahsedemeyeceğim, ama bana epey detaylı ve gerçekçi geldi. Sanırım kitapla ilgili en çok sevdiğim şey bu tarz detayların ince ince düşünülmüş olmasıydı. Kitap, kurgusu ve üslubu nedeniyle karakter ilişkilerinde biraz yüzeysel kalmıştı bence. Karakterler arası ilişkilerin detaylarını öğrendiğimizde bile onlarla bir bağ kurmuş gibi hissetmedim, bir yakınlık yoktu. Karakterler biraz daha derinlikli olsa daha çok sevebilirdim sanırım. Üslubu sadeydi, Andy Weir’in cümlelerinde bir karışıklık hiç yoktu. Her şey net ve anlaşılırdı. Bu da kitabı epey akıcı yapıyordu. Sonuç olarak, Artemis, akıcı, keyifli, hızlı okunan bir kitap. Biraz kafa dağıtmak, güzel zaman geçirmek, hafif bir şeyler okumak için okunabilir. En azından ben öyle okudum.  #athenaniguncesi

  • Selin  Çolak Selin Çolak

    Sanırım kitap boyunca arayıp bulamadığım tek şey küçük de olsa bir Marslı göndermediydi. Bunun dışında kitabın tadı damağımda kaldı. Kitap Ay'ın ilk ve tek şehri olan Artemis'de geçiyor. Altı yaşından beri Artemis'te yaşayan Jazz, hem bir portör hem de bir kaçakçıdır. Bir gün uzun süreli müşterilerinden birinin isteği onu ve Artemis şehrini felaket ile burun buruna getirecektir. Uzun zamandır bir kitabı okurken bu kadar eğlenmemiştim. And Weir okumayı gerçekten özlemişim; yazarın espiri anlayışı, olayları zekice kurgulayışı, bilimsel gerçekleri kitaba güzelce yedirmesi... Artemis'i bitirdiğim anda kitaba ve yazara büyük özlem duydum. Umarım yeni kitabını en kısa süre de yazar. Artemis, bir Andy Weir kitabından bekleyebileceğiniz her şeyi sunuyor. Hatta gönül rahatlığıyla diyebilirim ki ben bu kitabı Marslı'dan daha çok sevdim. Jazz okuması çok eğlenceli bir karakterdi. Andy Weir'in, hayatımıza yerleşmiş birkaç tabuyu kırması falan da çok hoşuma gitti. Uzayda büyümüş birinin hem azıcık kafadan çatlak hem de aşırı derece zeki olması manidar olmuş. Kitap aşırı derecede akıcı, şakalar havada uçuşuyor ve karakterleri sevmemek elde değil.

  • rümeysa kurt rümeysa kurt

    Ay'da 2.000 kişilik bir şehir, Artemis. Toplam beş kabarcık var ve bazılarında yaşam lüksken bazıları parası az olan sınıfın kalabileceği gibi bir kabarcık. Ve burada altı yaşından beri babasıyla yaşyan Jazz. Dünya onun için yabancı bir yer. Onun evi ay. Deli dolu bir kız. Evet yanlış okumadınız, Andy Weir'in ele aldığı boşrol bir kız ve bence çokta iyi iş çıkarmış. Biraz bencil, biraz kaçakçı ama okuduğunuzda kesin kes seveceksiniz. Jazz para kazanmak istiyor. Daha dogrusu zengin olmak. Bunun için uğraşıyor. Bu yolda biraz tehlikeli, biraz yasa dışı bir teklife hayır diyemiyor. Onunla birlikte biz de mecaraya atılıyoruz. Okurken çok heyecanlandım. Ayrıca Jazz'ın zekasına bayılacaksınız. Artemis de filme çekilse anında giderim. Bu arada Jazz'ın babası Müslüman ve Suudiler. Jazz pek Müslüman hayatı yaşamıyor. Fakat İslam çok dogru bir şekilde ele alınmış ve her hangi bir karalama cümlesi yoktu. Hatta en sevdiğim sahne şuydu; Jazz bir ara hastanelik oluyor ve gözünü açtığında fark etmeden Arapça konuşuyor. İki dakika oturup güldum galiba. Eğer kitaptaki shipim tutsaydı kitap gönlumun efendisi olurdu galiba. #Artemis

  • Serdar  Özyurt Serdar Özyurt

    Bu kitabın bana oldukça ilginç gelen bir yönü var: benzer türde diğer bilim kurgu eserlerinin aksine kitapta amerika ve amerikalılara çok az yer verilmiş.

  • Furkan Ertürk Furkan Ertürk

    Bugüne kadar okuduğum en heyecan verici bilim kurguydu sanırım.

Bu Kitap Hakkında Yorum Yaz;

× Üzgünüz! Yorum yapabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir!

YazaraAit Diğer Kitaplar